13 Haziran 2015 Cumartesi

Martı Sesleri

1 ay olmuş en son yazalı buraya. Hatta daha bile fazla. Hep düşünüyorum esasında yazmayı ama içimde, dışımda yaşadığım onca değişiklikle çok kolay olmayabiliyor. Kırmızı kaplı defterime yazdıklarım ise burada yazmak istediklerim değil.
Bugün sabah erken bir saatte uyanıp martı seslerini dinledim uzun uzun, bilgisayarı elime almadan evvel. Ortalık çok sessiz. Oğlum odasında uyuyor, huzur içinde ve tam bir hafta sonra uzun bir tatil için babasına gidecek. Yine karışık duygular içindeyim...onun adına sevinirken, özlemin ve uzakta kalıyor olmanın huzursuzluğu var.
Oğlumun bu tatile hazırlığı çok heyecan ve beklentilerle dolu. 12 yaşına girmesi ile gün be gün kopuyor benden. Fiziksel olarak uzaklaşması iyi ve istenen bir şey elbette...duygusal olarak ise; martı sesleri gibi...bir an çok yakın, bir an çok uzak. Kendi de karar veremiyor galiba beni tam olarak nereye konumlandırması gerektiğini...bekliyorum ben de. İhtiyacı olduğunda yanına koşmayı bekliyorum.
İş değiştirdim yine. Daha iyi imkanlar sağlayan, biraz daha (istediğim gibi) bireysel çalışabileceğim bir işe girdim. En az 3 sene de burada kalmayı hedefliyorum...bakalım.
Her şey yolunda. Yazacak şeyler var, kelimeler düzenlenmiyor kafamda.
Kocaman bir özlem içindeyim, kendimi özlemişim galiba.
Yaz geldi...zaman benim zamanım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder