14 Haziran 2015 Pazar

Gömmüştüm Ben Seni Oysa

Son bir kaç haftadır uzun süredir düşünmediğim şeyler düşünüyorum. Çok güzel şeyler ancak bir anormallik halidir gidiiyyor, güzel şeyler kötü şeyleri de tetikliyor. Boşanma (ki tam tamına 4 sene oldu), taşınma (ki tam tamına 2 sene oldu) ve ömrümün muhtemelen yarısını tamamlayalı (ki tam tamına 35 sene oldu); ilk defa sakin ve dingin bir yaşam formu halini aldım. "Tamam budur işte! Bundan sonra çalışır çabalar oğlanı büyütür, romanım üzerinde çalışırım" dedim. "Hayatıma bakarım, yoluma devam ederim. Tek başına çocuk büyüttüğüm geçerğini içselleştirdim, bundan sonra da böyle olacağını biliyorum. Hormonlarımı susturuyorum. Başka çocuk yok, olmayacak başka doğuracağım çocuğum. Seveceğim, çok seveceğim çok çocuklarım olacak ama artık benim rahmimden gelmeyecek onlar. En güzeli tüplerimi de bağlatayım, çok gereksiz bir tedirginlik yaratıyorlar bende zaten! Korkularım ile de başediyorum. Annem, babam, eski kocam, geçmişim....hepsini teker teker iyileştiriyorum zaten" dedim.
Büyük konuştum.
Çok uzun zamandır yaşamadığım panik ataklar yaşamaya başladım bir süredir. Artık utanıyorum, anlatamıyorum bile kimselere. Hayatım yoluna girdi, her günüm korku içinde değil, şükran içinde geçiyor. Minik mucizeler yaşıyorum her gün. Tamamen saçmalık bu ruh hali, nereden çıktı ki! Utanıyorum artık eski defterlerimi açıp okumaktan...hatta yazmayacaktım bile burada bu konuyu ama her zaman dediğim gibi; boşuna yaşamış olmayayım, siz de bilin ki olabiliyormuş böyle şeyler.
Gömdüğüm şeyler bir kaç gece önce kabuslar olarak gelmeye başladı bana. En son buraya ilk taşındığım zamanlar görüyordum böylelerini. Elbette ki stres tetikliyor ve ben yine bu aralar iş, geçim derdi, ailemden kaynaklı problemler, oğlanın okulu derken çok strese girdim ama bu sefer biraz farklı oldu. Bu sefer ki paniklerim o kadar içten ve derinlerden uyandı ki...
Kabuslar görüyorum. Onları görüyorum. Beni koruması, sevmesi gereken ama yapmayan, kandıran kim varsa, onları görüyorum. Artık kimseye, hiç birine ihtiyacım yokken çok şaşırtıcı ama görüyorum işte. Uykularımda hissettiğim acı o kadar derinlerden geliyor ki, ağlayarak uyanıyorum. Tenim acıyor, içim acıyor.
Bugün beni babam aradı. En son aylar evvel, benim ile ilgili olmayan saçma sapan bir sebepten dolayı aramak zorunda kalıp konuştuğum, en son 12 yıl evvel gördüğüm, oturup konuştuğum babam aradı. Ben onu gömdüğümü düşünmüştüm ama o yeniden canlandı. Duman etti içimi.
Demek ki kabusların bile anlamı varmış. Büyümüşüm, artık korkmuyormuşum onlardan ama daha işimiz bitmemiş...hala etkilendiğime göre.
Aile şiddeti ister duygusal, ister fiziksel ister her ikisinden kombo menü şeklinde olsun; böyle bir şey işte. Atlattığını sandığın, gömdüğünü düşündüğün anlar olsa da tam olarak iyileşmesi zaman alıyor...iyileşmiyor demiyorum, aksine iyileştiğine inanmak istiyorum ama çok zaman, çok derin yüzleşmeler ve çok çabalar gerektiriyor ve ben yapabiliyorsam, sen de yapabilirsin demek istiyorum hatta daha da iyi bir fikrim var...beraber atlatabiliriz.
Destekleşmek için: bekarveanne@gmail.com

6 yorum:

  1. Sevgili Bekar Anne,
    Anneliğin kutsallaştırılmasından, annelerin her acıya göğüs gerdiği, her zaman edepli, tutarlı, rayında olması gerektiği ezbere fikirlere karşı çıkan biri olarak, sizi endişeli görmek beni de üzdü. Yazdıklarınızı, çoğu annenin söylemekten korktuğu gerçeklikte, içten görüyorum. Her annenin kendini kaybetmeye hakkı vardır ama yalnız olduğunu unutmaya asla. :)
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Çok iyi geldi yazdıklarınız. Sevgiler...

      Sil
  2. Bunları yazmanız yazabilmeniz bile sizin ne kadar güçlü bir kadın ve dengeli bir psikoloji sahibi bir insan olduğunuzu gösterir. Yürekten alkışlıyorum sizi. Yaralar üzeri kabuk bağladığı zaman da son bir çırpınış gibi bir sizi daha yasatirlar insana elin takılır kabuk kopar vs vs ama iyileşme çoktan başlamıştır ve durdurulamaz 😊 sevgiler, herşey gönlünce olsun..

    YanıtlaSil
  3. Maalesef narsist bir pislikle evli, boşanmak üzere olan 2 güzel çocuk annesi olarak sizi epeydşr takip ediyorum. Sizi son günlerde merak etmeye başladım. Nerelerdesiniz, iyi misiniz? Ayrıca danışmak istediklerim de var.. Umarım iyisinizdir....

    YanıtlaSil
  4. Ben, evliliğimde ilk sorunlar yaşamaya başladığımda uyuyamadığım bir gece telefonumdan internette araştırmalar yaparken tesadüfen bloğunu gördüm.
    Ve ilk yazından son yazına kadar hepsini okudum çoğunda kendimi buldum geleceğimi gördüm geçmişimi gördüm.
    Sonra mail adresini bulup sana uzun bir mailattım seninle mailleştik. eski bloğumdu şifresini vs kaybettiğim için bunu açmak zorunda kaldım.
    Bu arada neler neler oldu.Bir kadınla değil ama yalanlarla aldatıldım.
    Maddi konularda bankalarda sicili bozuk olan ve çalışmayan pek değerli eş benim adıma parça parça toplamda bir ev parasına yakın olan kredileri zoraki bana çektirdi, oğlan büyüdü 5 yaşına girdi, kredi kartları (ki yine benim adıma) patladı.kendince bir baskı unsuru buldu ve 5 sene bıyunca beni baskı altında tuttu.
    Sorunun aslı ise maddi, onun çalışmaması yoksa babalığına eşliğine diyeceğim yok pek çok bağlamda.
    3 gün önce pes edip ailemin yanına geldim.
    Elbette dünyanın sorunu ile yüz yüzeyim burada da.
    İnsanoğlu kötü de olsa alışkanlıklarından alıştığı düzenden vazgeçiverme konusunda maalesef süreç sorunu yaşıyor.,
    Ben maddi problemle, manevi yükler, iş stresi vb hepsinin altında aynı anda kaldım pekçok anne gibi.
    Maaşımın tamamı hatta fazlasını bulup buluşturarak bulamazsam borçlanarak ya da ödeme yapamayarak yaşıyordum.bir evimiz yok.arabamızı sattık ve parasını malum şahıs harcadı.
    kredi kartlarım dolu.
    Lafın kısası oğlumla bana bir ev kiralayıp çıkamıyorum, aile evi küçük bize değil bir oda bir dolap dahi vermediklerinden valizimizle yaşıyoruz ve bu şekilde devam edecek.
    Planım en azından 1,5 yıl daha dayanıp borçları hafifletip ondan sonra bu sürece girmekti.
    Ama ailem boşanmam konusunda ısrarcı olup yardım edecekleri konusunda beni yüreklendirdi.dün ise ( geleli sadece 3 gün oldu) kendin ödeyeceksin hepsini biz de bu evde size katlanacağız sayende insan içine çıkamayacağız dediler ve daha neler neler.
    girdiğim çıkmazda boğuluyorum tek desteğim işim ve oğlum.
    ne yapmalıyım bilemiyorum.bu sabah eve geri dönme kararı ile uyandım.
    Çok uzun anlattım ama sen, ben ve bizim gibi anneler hep güçlü olmak zorunda ve bence zaten güçlüyüz elbette korkular kabuslar tedirginlikler yaşayacağız ama aşacağız ve mucizevaraslında bizim de karşımıza çıkacak belki de çıktı.
    lütfen bana dön; mucizevaraslinda@gmail.com

    YanıtlaSil
  5. aile içi şiddet... evet, insana, 60 yaşına gelse bile unutamayacağı travmalar yaşatıyor. zaman zaman aştım bunları diyebiliyor insan, bazen unutabiliyor, bazen de affetmeyi düşünüyor. ama aslında hiç geçmiyor. benim bugün kendi içimde verdiğim mücadele, çözüm arayışlarım, çocuklarıma iyi anne olmak için birçok kişiden daha fazla çabalama zorunluluğum, öfke nöbetlerim, mutlu olmak için "uğraşmak" zorunda olmam, hayatı kıyısından köşesinden yakalamaya çalışmam, panik atağım, vs hepsi ama hepsi aile içi şiddetin eseri. yanlış anlaşılmak istemem, ben şiddeti baba evinde yaşadım dibine kadar. küfürler, falaka dahil dayaklar, aşağılanmalar, daha neler neler... evet uğraşıyorum, çok hem de. bir yere kadar karşılığını da görüyorum, hem kendimde, hem çocuklarımda. ama kırgınlık, kızgınlık, içimdeki sindirilmiş küçük kız geçmiyor, bitmiyor. nadiren de olsa bir şekilde yol bulup patlak veriyor. ama çabalamaya devam edeceğim. hem kendim hem evlatlarım hem de çekirdek ailem için. başaracağım da allahın izniyle...

    YanıtlaSil