11 Ekim 2014 Cumartesi

Mülkiyet Yüktür

Eski koca ile standart başlayan bir telefon görüşmesiydi.
Belli ki bir şey istiyordu çünkü "Ne VAR, işteyim" diye telefonu açmamdan konuşmak istemediğimi anlamamış gibi "Nasılsın, nasıl gidiyor?" diye soru ile karşılık vermişti.
"Nasıl olabilirim ki adam! Saat 11:30 ve çalışıyorum her normal insan gibi ofisteyim" demek istesem de demedim. Neden? Çünkü ben medeni bir eski karıyım...çünkü oğlumun sağlıklı bir birey olması için babasına içimden geldiği gibi değil, kitaplarda yazdığı gibi konuşmam gerekiyor, çünkü ben lanet olası bir meleğim!!!
Neyse...konumuz tabii ki de ev idi. Hani şu benim evliyken kredisine girdiğim, içinde oturmama rağmen kredisini ödemeye devam ettiğim ve boşanma anlaşmasında yarısını istediği ev. Ben ısrarla evi tutup, değer kazanmasını beklemek ve hatta oğlumuzun üzerine yapma konusunda kendisine defalarca konuşmuş olsam da, evin satışının yapılıp parasını almak isteyen eski koca için bunların bir önemi yok. Bana defalarca "kendi düzenini" kurmak istediğini, "kendi düzenini" kurduktan sonra bana "yardım" edeceğini vs vs anlattı. Dip not: Biz boşanalı 3 yılı geçti, hala kendi düzenini kuramadı...Dip not 2: bana YARDIM etmesini istemiyorum YARDIM dediği her an mideme kramp geliyor çünkü YARDIM dediği şey oğlunun bakımı yani SORUMLULUĞU.
Sonuç itibariyle, yıldım ve sanırım eski hayatımdan kalan son bağı da kesmek için ve artık kira üzerine banka borcu ödemekten yorulduğum için evi sattım ve eski kocanın beni aradığı o muhteşem unutulmaz gün, işlemleri ile ilgili benimle konuşmak için aradığı gündü. 
Şimdi arkadaşlar, aç gözlülük gibi görünmesin benim amacım madem ev tam olarak onun istediği paranın 2 katına satıldığı için, banka borcunun da paylaşılması ve benim de kenar biraz para atabilmem. O parayı da oğlumun lise fonuna aktarmam (keza okulların durumu belli, çocuk imam hatip'e gitmek zorunda kalmasın lazım olursa koleje vereyim). Bu konuda kendisi ile konuşurken ve konuşurken derken gerçekten de çok kibar ve nazik bir biçimde kendisinden nafaka almadığım gibi asla neden oğlu için para yollamadığı konusunda sorgulama veya baskı yapmadığımı hatırlatırken bana döndü ve ne dedi biliyormusunuz..."Ben" dedi, "bu" dedi, "evliliğe" dedi..."Bir evle geldim" dedi....
Yani diyor ki, biz boşandık ama evim de yarıya düştü...
Yemin ederim, amacım oğlumun hakkını korumak olmasaydı "al evine yapıştır müsait bir yerine" dememek için kendimi o kadar zor tuttum ki.
Evliliğimiz süresince devamlı olarak çalışırken ben, onun benim kadar uzun süre çalışmadığını (çoğunlukla işsizdi) hatırlattım kendisine dahası evin kredisinin de benim ödediğimi, boşanırken arabayı (ki onun parasını alırken çoğunlukla ben ödedim, boşanırken tamir ettirdim verdim ve tamirat parasını oğlanın altınlarından karşıladım) aldığını, hatta evdeki eşyaları da adığını (o evden bir tek buzdolabı - ben aldım - ve TV - o aldı - ile ayrıldım, klimayı arkadaşıma verdim) söyledim hatta ve hatta çok istiyorsa bozulduğu için sattığım ve annesinin aldığı çamaşır makinesinin parasını bile ödeyeceğimi söyledim! Konuştum da konuştum ama esas mesele kabim kırıldı. O kadar şey yaşadıktan, işlediği ahlaksızlıklara rağmen sesimi çıkarmayıp, yerinde onu dünyaya karşı korumama rağmen benimle çeyiz kavgası yapar gibi "1 evden yarım eve düştü" muhabbeti yapması beni çok kırdı... unutmayacağım bunu!
Neyse sonuç itibariyle banka borcu bitti. Ona da parasını vereceğim ama fantastik hayallerim var. 
Bir tanesi alacağı parayı 5 TL şeklinde alıp, annesi ve babası ile yaşadığı eve gidip, "al ulan paranı" deyip tamamını fırlatıp toplamalarını vahşice gülerken elimde sigara ile izlemek, diğeri de paranın üzerine tükürüp vermek, en sonuncusu da parayı çamur dolusu bir çantaya koyup öyle vermek ama ne dedik...medeniyet, medeniyet, medeniyet.
Ben o parayı, kalabalık bir restoran da, imzalanacak bir protokol eşliğinde vereceğim ki iki gün sonra vermedi parayı demesin.
Mülkiyet yüktür, borç da yüktür ama en büyük yük bencillik ve cehalettir...sakin olalım, her şey çocuklar için.

4 yorum:

  1. Yâ sabır, ey sabır, ey cennet ayakları altında olan kadın, sana helâl olsun be.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ya teşekkürler. İnsan her şeye alışıyor, her şey ile baş ediyor.

      Sil
  2. Gerçekten çok tuhaf ya , o senin oğlun bu kadar bencileşmenin bir anlamı yok , halamda ayrı ve çocukların babası hiç bir şekilde para göndermiyor ve ayda anca 5 kere falan telefonla görüşüyorlar , çok tuhaf bu nasıl bir duygusuzluktur anlamıyorum ...

    YanıtlaSil
  3. bence evlilik bir yüktür... bu dananın kahrını nasıl çekmişsin sen bacım ya... öööfff daral geldi... o kadar çok duyuyorum ki benzer mevzuları... evlilik fikrinden soğuyorum....

    YanıtlaSil