24 Haziran 2014 Salı

Neptün'ün Bekar Anneye Laneti

Oldum olası su ile çok aşırı bir ilişkim olmadı. Temizliği, banyo yapmayı çok severim bir kenara da; yüzme meraklısı değilim. Toprak adamıyım ben. Kumda debelenenlerden. Ondan olsa gerek Neptün de devamlı benimle savaş halinde. Ya aşırı susuzluktan ölüyor oluyorum, su içmeyi unuttuğum için, yada fazla suyun içinde kalarak boğuluyor oluyorum. 2 ay evvel, banyo musluğunu değiştirttim. Bu ay başında banyodaki bir musluğu daha kendim tamir edemediğim için değiştirttim. Derken bu sabah bir ses ile uyandım, sabah saat 5!
Uyku sersemi sesin kaynağına, mutfağa daldım. Ses var ama hareket yok. Yattım. Ses artarak devam etti. Yine kalktım baktım, çamaşır makinesinin altından ufak miktar bir su. Makineden dir diye düşünürken lavabo kapağını bir açtım ki, çizgi filmi sahnesi gibi dolaptan su fışkırdı. Üstelik sıcak. Suyun etkisi ile önce ana vanayı, kapanmayınca da suyun kaynağına en yakın vanayı kapattım. Söylene söylene 5 kova dolusu suyu temizledim mutfaktan. Zaten evdeki rutubetten dolayı her şey yeşermeye başlamışken olacak iş değildi ki bu hem de tam ay sonunda en parasız zamanımda. 
Neptün bir kere daha lanetledi beni denize girmediğim için geçen sene belli. 
Tesisatçı geldi az evvel. 
"Bir ay da iki kere, en çok sosyalleştiğim insan sizsiniz" dedim.
"O zaman," dedi gözünü kırpmadan "fotoğrafımı bırakayım da çerçeveletirsiniz!"

Sosyalliğim yok ki, bana olsa olsa nakliyatçı, kuaför, tesisatçı bir de marketteki peynir reyonu görevlisi kur yapıyor. Bu da sanırım Eros'un laneti. Ama söz sana, Neptün, bu sene tatile gideceğim denize de gideceğim. Gerçi bu seferde Eros'un çok benden yana çalışacağını sanmıyorum, orada da bir balıkçı bulurum kendime... sosyalleşememe sağlık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder