21 Haziran 2014 Cumartesi

Ay Ne Çok Sevindikkkkk...

Malum eskiden evli olduğum ailenin içine bi girdim çıktım geçen hafta. 5 gün yemek dahi yemeyerek adet sendromunun en saçma noktasında saçımı başımı yaptırdım, makyajımı yaptım, geçirdim üzerime uzun siyah abiyeyi fırladım gittim düğüne.
Kabul etmeliyim ki düğünü organize edenler için de beni bir yere oturtmak çok zor olmuş olmalı. Erkek tarafı beni tanımaz, kız tarafı ise eski kayınaile. Bunlar da düşünmüşler, taşınmışlar eski ortak arkadaş masasına oturtmuşlar. Adamı zaten yıllardır görmüyorum, görmek de istemiyorum. "İnanamıyorum kendimin evlendiğime" dedi ve devam etti "Bu kızın evlendiğine ise hiç inanamıyorum." İçimde dalga dalga yayılan gerginliğin geçmesinin verdiği hafif rahatlık ve burada ne işim var tavrım ile döndüm "esas ben kendimin bekar olduğuna inanamıyorum" dedim. 
Tipik düğün merasimleri esnasında oğlum benimle oturdu haliyle, bu nedenle ailenin kalanı ile aramızda kocaman bir havuz vardı ve oğlumda bu durumdan dolayı ailenin düğününe entegre olamadı; saçma sapan bir durumdu. Düğün bitimine yakın, aile büyüklerinin ellerini öptüm. Dayılardan bir tanesi yeni karısına beni "bizim oğlanın eks karısı" diyince sinirimi belli etmeden "Oğlumun annesi olarak tanınmayı tercih ederim" dedim. Boşanmış olmamıza rağmen onun bilmemnesi olarak tanınmak, ismimin onunki ile yan yana durması bile beni çok rahatsız ediyor.
Aile gelmeme şaşırmış bir ifade ile gelmeme ne kadar çok sevindiklerini söyledi, ben ise nazik davetleri için onlara teşekkür ederken bu aileden kurtulduğuma çok sevindiğimi kendime söyledim... yabancıyım onlara, aslında hep yabancı olmuşum. O şehre de yabancı olmuşum, doğasına, yollarına, oradaki hayatıma. 
Bu arada gitmeden evvel kendimi tıka basa pizza ile doldurmuştum, nasılsa elbiseye girmek garanti, şimdi yerim nasılsa düğün bitinceye kadar anca sindirilir, selülit formunda kalçalarıma yapışması yarını bulur rahatlığı ile. Düğün yemeklerinin bir tanesine bile tenezzül etmedim. Sıraya girdim, altınımı taktım oğlumun "gitme anne" bakışlarına ve ayağıma dolanan eteklerime rağmen topuklarım kıçıma vura vura, düğün bitimine 10 kala kaçtım. 

1 yorum:

  1. Ne farklı iki uç var bu dünyada :) Ben torunlarının sünnet cemiyetine getiremedim hiç birini, evleri ayıralı henüz 4 ay bile olmamışken, ben halen o ucube ailenin soyadını taşıdığım halde, davetiyelerde isimleri yazılı olduğu halde. Gerçi cehenneme kadar yolları var ama evladım eksikli kaldı o güzel gününde.

    YanıtlaSil