30 Eylül 2013 Pazartesi

Biliyormuş Gibi Yapmak

Hep diyorum ya kızlarla dolu bir ailede büyüdüm diye; bilemedim bu erkek çocuk olma durumunu. Meğer erkek çocuklar boğuşmak istermiş. 
Oğlum hep sessiz, sakin ve uslu bir çocuk oldu şükürler olsun. Sevdiği tek spor yüzme. Koş dersin, koşmaz. Futbol dersin, o da ne der. Baskete yazdırırsın, top çarptı diye kursu bırakır. Ben de açıkçası pek ısrar etmedim. Canı ne istiyorsa, ilgisi ne yöndeyse öyle devam etsin dedim. Fakat ne yazık ki etkin bir baba rolünün eksikliğinin etkisini yeniden gördüm.
Eski okulunda spor alanı olmadığından, oğlumun beden eğitimi dersleri pek olmazdı. Yeni okulunda ise binanın içinde spor salonu olduğu gibi bir de düdüklü müdüklü bir de beden eğitimi hocası ve haftada 2 saat dersi var.
İlk dersi sıkıntısız atlatan oğlum, ikinci derste koşması istenince ve yarıştığı grupta sonuncu olunca, normalde güzel resim yapma yeteneği veya bilimsel konuşmalarından başka bir konu da daha ilgi çekmiş oldu ve bir başka çocuk tarafından "salak olduğu" söylendi. Bu lafa çok içerleyen velet, bu yüzden sınıf arkadaşı ile kavga ettiğini ve onu ittirdiğini anlattı bana ağlaya ağlaya.
Kendisine beraber koşmaya çıkacağımızı ve antrenman ile hızlanacağını söylesem de içim cız etmedi değil. Erkek arkadaşlarım oğulları ile boğuşuyor, top oynuyor, alıyor suya atıyor, tutuyor. Babaları tarafından ilk bakışta canice gelen bu davranışlara maruz bırakılan çocuklar; yaşları büyüdükçe daha güçlü ve fiziksel aktiviteye daha yatkın büyüyor. Ayrıca güvenli bir ortamda rekabet etmeyi de öğreniyor sanırım. Bazen babayı yeniyor, bazen de yeniliyor. Bizim durumumuzda ise, hapşursa bile dünyanın en güzel şekilde hapşurduğuna inanan annesinin sonsuz yüceltmeleri ile çocuk hep birinci olacağını düşünerek, gerçek yaşamda başarısızlıkla karşılaşınca, abuk subuk tepkiler verebiliyor (haydi ama... kabul edin siz de en az benim kadar nevrotikleşebiliyorsunuz çocuklarınız konusunda!).
Hal böyleyken, bu meseleyi ele alabilmek için oğluma bisiklete binmek için pazar günü parka götürdüm. Normalde bisiklete binmeyi bilen oğlum, ilk taşındığımızda kaza yaptığından dolayı biraz korkmuş ve bir daha binmemişti. 1,5 saatlik çabadan sonra, oğlum düz yolda bisikletinde gidiyor ben de yanında "evet evet yapabilirsin, yiiihuuuu" diye bağırarak koşuyordum.
Bu arada... ben bisiklete binmeyi bilmem! Ama bilmediği şeyleri bile biliyormuş gibi yapmak annelerin en büyük sırlarından biri değil midir? Yoksa siz benim o matematik sorusunun cevabını önceden bildiğimi mi sandınız! "Önce Türkçe ödevini bitir sonra beraber bakalım" diyip, mutfakta gizli gizli önce çözdüm de anlattım ben çözümü.

1 yorum:

  1. Canım arkadaşım benim, sen ne dersen de benim gözümde süper annesin:)
    Yazını konuyla ilgili muzdarip durumda olan kardeşime göndereceğim, okusun ve yalnız olmadığını görsün.

    YanıtlaSil