12 Nisan 2013 Cuma

Gizli mi?


Son zamanlarda her şey havalarda uçuşuyor. İstifamı verdim. Hatta 8 haftalık ihbarımın 2 haftasını çalışmış oluyorum bu hafta. Heyecanla iş arayışımı hızlandırdım. Henüz panik yapmıyorum, daha okulların kapanmasına var nasılsa diye. Evi satışa çıkarmam gerekiyor, elim varmıyor. Çok seviyoruz, çok bağlandık buraya ama biliyorum ki biz taşındıktan sonra ev için kavgalar artacak. Tutturacak eski koca sat diye. Zaten banka borcu da var. En iyisi temiz ve borçsuz gitmek ama dedim ya, elim varmıyor telefona, emlakçıyı aramaya.
Bu arada işlerimi de toparlamaya çalışıyorum. Henüz ilan edilmediği için istifam, sessizce bitiriyorum görevlerimi. Asistanımı eğitmeye çalışıyorum, görevlerimi devralsın istiyorum ama o kısmı biraz zor geçiyor açıkçası. Benim o yaşlardaki iş ve kariyer anlayışım çok farklıydı. Ben ayrıca biraz takıntılıyım. Bir işi bir kereden fazla söylüyor olmak benim canımı sıkıyor. 
Aslında bu anlattıklarımın hepsi esas meseleye nasıl giriş yapacağımı bilmediğim için vakit kazanmaya çalışma çabam! Şimdi şöyle…
Oğlum en son yazdığımdan bu yana babasını ve öbür ailesini ziyarete gitmedi. Tahmin edin ne oldu? Bu süreç içerisinde uykusu yine düzene girdi, yine tanıdığım o şeker çocuk halini aldı. Ben beslenmesine biraz yüklendim. Daha çok taze sebze ve meyve vermeye çalıştım bu arada. Akşamları okuldan geldiğinde, sokakta oynaması için zorladım ve en önemlisi sabah erken uyandırıyorum. Yoruluyor gün içinde artık.
Bundan sonra yazacaklarımdan bir miktar utanıyorum. En çok da büyünce oğlum öğrenek diye ama anlatmak zorundayım: BEN GİZLİ GÜNLÜĞÜ OKUDUM. Çok yanlıştı evet, oğlumun özeline saygısızlık ettim evet, utanıyor muyum evet ama son çarem bumuydu EVET, EVET!
Oğlumu hiç, asla bu kadar depresif görmemiştim. Çok panikledim. Çok korktum ve deli gibi bir çözüm arayışındaydım. Merak ettim işte, anlatamadığı bir şeyler var mı diye. Yokmuş. Söylediği şeyler, taşınma korkusu ve okul ile ilgili yazıları vardı. İlk yazısında okul hakkında kötü şeyler duyduğunu yazmış. Benim ve arkadaşım Nen'in ortaklaşa uyguladığı acil durum terapi programını takip eden 4 gün sonunda günlük yazısı çok pozitifti "bekle beni yeni okul geliyorum" diye giriş yapmış. Bundan sonra da okumayı bıraktım günlüğü. Valla bıraktım, bir kere bile açmadım.
Ekstradan ilgilendiği konularla daha fazla ilgilendim. Okuduğu kitapları okudum, çok sevdiği bilgisayar oyununu anlamaya çalıştım; tam olarak kafasının içindekileri ve duygularını anlamak için. Sonuçta artık bir hayli iyiyiz şükürler olsun.
Fakat bu süreç içinde her bana baktığında "acaba yüzümden anladı mı günlüğünü okuduğumu" diye paniklemedim değil. Pişman mıyım? Evet kesinlikle. Yeniden yapar mıyım? Gerekirse, evet kesinlikle! Bende böyle bir anneyim. Özeline, bireyselliğine saygım sonsuz ama zor zamanlar zor çözümler gerektirir arkadaşlar ne yapayım yani! Kınamayın beni ya! Tamam tamam kınayın...

12 yorum:

  1. Kınanacak bir şey yok bunda. Çözüm arayan bir annesin ve sınırlarını bildiğin sürece sorun olacak, kınanacak bir şey YOK!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok dimi evet, evet bence de yok. Teşekkürler! :)

      Sil
  2. :) bu yazını oğlun buyuyup sşteyi okumaya başlamadan sil, ama gunluğe ara ara gözat:) benim annemde küçükken benimkini okumuştu ve bir daha asla ve asla ne hissettiğimle ilgili hiçbirşeyimi paylaşmadım. hayatımda yaşadığım herşeyi tek başıma sırtlandım ve yapttım. iyi mi kötü mü bilmiyorum ama kötü giden hiçbirşeyi annemle paylaşmam. amam gunluğumu okumasının iyiliğini anne olunca anladım:) devir kötü çocukları korumak lazım. ama dikkat et o okuduğunu anlamasın:))))kontrol iyidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Valla yüzümden anlar gibi geliyor :)) Devir kötü, güven şart, kontrol elzem.
      Ne kadar karmaşık değil mi :) Yapsan bir türlü, yapmasan bir türlü :)
      Sevgiler Buya :)

      Sil
  3. evet buya haklı.okuduğunu sakın belli etme. ama oku. daha yaşı küçük. ne gizlisiymiş ne özeliymiş. okurum valla ben de gerekirse.
    ayrıca ben de babamla çok şey paylaşırdım. çok çok şey. hep anlatırdım. o da sürekli eleştirirdi. o son oldu işte. artık ağzımı açmıyorum. bu duruma düşmemek lazım, açılınabilen insan olmak lazım. özellikle anneysen
    secce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açılınabilen olmak! İşte Secce, işin özü bu! Aslında bakarsan çocuk yazdığı herşey anlatmış bana, ben güvenememişim! Çok haklısın, çok teşekkür ederim.

      Sil
  4. İitraf ediyorum benimki henüz yazı yazamıyor ama öğrenir öğrenmez bir günlüğk hediye etmeyi planlıyorum:) nedeni de tamamen bu işte. minik kafasını nelerle meşgul ettiğini öğrenip canını sıkacak şeyleri kolayca bertaraf etmek. hım. aslında deneme testi çözerken cevap anahtarına çaktırmadan bakmak gibi geldi bana şu an bu hain planım.vazgeçtim. ama kendimle ilgili bir blog yazdığımı söylemem asla. o zaman postları yazarken objektif olamam. olabilir miyim?
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte net cevabı olmayan bir soru daha S :)
      Ben blog'u söyleyeceğim ileride ondan eminim ama, bir daha günlük okumamayı düşünüyorum. Ya da belki okurum. Amaaann bilmiyorum bakarız :)

      Sil
  5. İyi yapmışsın, çaktırmadan okumakta zarardan çok fayda var. Ay daha kaç yaşındalar da gizlisi saklısı olacakmış. Allah korusun kötü bişey yazmışdır, o yapmadan okur önlemini alırsın işte.
    Ben okurum walla. Genç kız genç delikanlı oldukların da bile okurum. Çocuğumu korumak amaçlı tamamen: ) İnsan düşünürken bile utanıyor ama bir başkasının değil çocuğunun günlüğünü okuyorsun.

    Kolay gelsin sana, he bu arada şimdiki gençlerde iş hayatının ciddiyeti diye birşey kesinlikle yok, elemanımı evrak için bankaya gönderiyorum, giderken evrağı masasında bırakıp gidiyor, artık gerisini sen düşün... Bol sabır diliyorum sana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Çok karışık bir durum değil mi? Koruyalım diye merak ediyoruz ama bir yandan da birey olmaları durumu var :))
      Hahaha.... ya evet evrak unutulur, iş unutulur? Bizde mi böyleydik :) Okuduğun için teşekkürler.

      Sil
  6. Seni okurken bir yandan da kendimi sorguladım. Ben okur muyum acaba diye:)
    Risk büyük, fark edilirse güven kökünden sarsılır.
    Ben sanırım kartları açık oynamayı tercih ederim. Bir de bizde çocuklar şöyle bir durum görüyorlar: Eşim ve ben birbirimizin cep telefonunu kurcalamayız, çanta, cüzdan gibi özel tüm eşyalar dahil. Eve gelen postayı sadece ilgili isim açar, çocuklar da öyle. Yani tüm bunları yaparken günlük okursam ve bu ortaya çıkarsa bu durumu hayatta kurtaramam:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Semi. Bizde de öyle idi. Taa ki ben bu kuralı bozuncaya kadar. Ben de çok utandım, çekindim. Ama o kadar panik bir durumdaydım ki, başka türlü nasıl anlarım çocuğu bilemedim. İnşallah bir daha böyle birşey yapmama gerek kalmaz!

      Sil