3 Nisan 2013 Çarşamba

Gidiyoruz: Bekar Anne ve Oğlunun Taşınma Macerası Bölüm I

Sanki bir avuç taş yutmuşum gibi midemde bir ağırlık var. Yada, 1 tepsi bulgur yemiş üzerine su içmiş bulgurlar midemde şişmiş gibi. Hatta, mideme birileri bir yumruk atmış ama yumruğu mideme yapışmış gibi....
Bir tuhafım anlayacağınız.
Bu ara çok fazla değişiklik yaşadım tabii ondan.
İstifa ettim. Bitti artık. Sağ olsun patronlarım kalmam için ısrar ettiler, taşınmayı düşünmemin saçmalık olduğunu söylediler, hayatımı oğlum için değiştirmemin saçma olduğunu, onun nasılda büyüyüp babası başında olmadığı için bana sırt çevireceğini v.s. söylediler. Beni düşündüklerinden tüm bunlar... olsun. Üzülmüyorum artık eskisi kadar. Bakış açısı farklı. Kimseyi değiştiremem ki, sadece kendimi.
Daha büyük değişimi oğlumda gördüm. Taşınma zamanı yaklaştıkça, oğlumun strese girdiğini fark ettim. Pazar gecesi uyuyamadı "Anne çok heyecanlıyım, neden bilmiyorum" dedi, gece 1'e kadar benimle konuştu. Pazartesi gecesi yine uyuyamadı. 
Şimdi ben oğlumu taşınma konusunda heyecanlandırmaya çalışıyorum. Sevmiyor gideceğimiz yeri biliyorum ama imkânlarını, okulları, gezeceğimiz yerleri, alacağımız kurs ve eğitimleri anlatarak heyecanlandırmaya, bu büyük değişime pozitif bakabilmesini umuyorum. Ben tam kıvama getiriyorum, baba ve onun ailesine gidip geliyor ve çocuğun tüm psikolojisi alt üst oluyor. Allah biliyor ya, birçok şey ile baş edebilirim ama oğlumun mutsuzluğu ve onun negatif etkilenmesi beni çok fena etkiliyor. Ondan dolayıdır bu konuda şanslıyım, bin şükürler olsun ki çok uyumludur ama taşınma meselesi çıktığından bu yana ne zaman öbür ailesini ziyaret etse, morali bozuk ve kafası karışık dönüyor.
Pazartesi gece saat 23:00 civarında yanıma geldi ve ona belki orada şansımızı deneriz dediğim, çok prestijli bir okul için "Anne, babaannem oranın güzel bir okul olmadığını söyledi" dedi. Çok sinirlendim ama belli etmedim, çalıştım en azından: "Babaannen nereden biliyormuş?" diye sordum. "Bir tanıdığı gitmiş hiç sevmemiş orayı" dedi. Ben de "belki o tanıdığı okulda başarılı olmadı, ayrıca bu benim ve senin kararın, beraber bakacağız okullara" dedim. Belliydi ikna olmadı. Yatağında dönüp durdu. Aldım yanıma, derdini sordum. Başladı ağlamaya, "Burayı seviyorum, arkadaşımı özleyeceğim, neden taşınmak zorundayız ki" diye. İşte o başta anlattığım taş, bulgur ve yumruk var ya... O anda mideme hepsi bir anda indi. Tek tek anlatmaya çalıştım, yaşadığımız şehrin her zaman aynen kalacağını, arkadaşının da devamlı burada olacağını, burada yaşarken bile 2 aydır göremediğini ama param olduğu müddetçe onları sık sık bir araya getireceğimi, onun okul değişimi için tam zamanı olduğunu, benim bundan 4-5 sene sonra yaşımın ilerlemesinden dolayı yeni bir işe başlayamayacağımı, bu işimde çok ama çok mutsuz olduğumu ve ailemizin tek gelir kaynağının benim maaşımın olmasından dolayı çalışmak zorunda olduğumu, onunda nasıl bir daha anaokulu veya 1. sınıfına geri dönemeyeceği gibi orta okul yıllarına da üniversite zamanına geldiğinde geri dönemeyeceği için bu zamanı çok iyi değerlendirmemiz ve bunun için de imkanların daha olan bir yere gitmemiz gerektiğini söyledim. Diyemedim ki; "bunların hepsine ek olarak baban saldırganlaştı, bana vurdu ve bunun bir daha olmayacağı konusunda emin değilim, bizi korumak zorundayım".
İnternetten okullar gösterdim, ilgilisini çekmeye çalıştım tekrar. "Off tamam ya, gidelim" diyerek gönülsüzce kabul etti. Seçimi olsaydı ne isterdi diye sordum "tabii ki burada kalmak" dedi. "Ben orada çalışmak zorundayım ama senin burada kalma imkanın olsa kalır mıydın" diye sorum. İçime hangi fesat canavar girdi de böyle geri zekalıca bir soru sordum bilmiyorum. Tamamen kendi öz güvensizliğimi yansıttım avuç kadar çocuğa. "Tabii ki hayır çünkü sen çok özlerim" dedi. Taşlarım mideme daha da çok oturdu. Küçücük çocuk benim yüzümden şu yaşında bir seçim yapmak zorunda kalıyor. 
Anne ve babası ayrılan çocukların hikayesi bu: hep bir seçim'e zorlanıyorlar sanırım.
Bu arada babasını özleyeceğinden hiç ama hiç bahsetmedi.
Dün sabah da bana günlük tutmaya başladığını söyledi. Gizliymiş. Bugün'e kadar bir gizlimiz saklımız olmamıştı!
Akşam arkadaşım Nen'e bıraktım, iş toplantım olduğu için. 
İnsan tek başına çocuk büyütürken gizli melekler vardır destekleyen ve çocuğu koruyan. Çünkü sonuçta her şey tek başınıza yapamazsınız. Nen de öyle bir melek. Ona oğlumun tepkilerini anlatmıştım. Beraber oldukları süre içinde, konuyu bilip de bilmiyormuş gibi oğlumu yeniden bu taşınma hikayesinin pozitif tarafına çekmeye çalıştı. Öz babaannesinin yarattığı zarar'ı tamir etmeye çalıştı (ya anlamıyorum; kötüyse bile okul, kaygın varsa benimle konuş 10 yaşındaki çocuğun kafasını neden karıştırıyorsun)! 
Bu arada dikkatinizi çekerim:
Birincisi, Baba gitmesine bir şey demedi. Taşınmayı düşündüğümü söyleyince evi ne yapacağımı sordu.
İkincisi, Babaanne ve Dede 3 yıl bizim taşınacağımız yerde yaşadı ve bu arada o 3 sene boyunca torunları ile iletişimleri olmadı çünkü oğulları ile araları bozuktu.
Sonuçta kimse "kalın, gitmeyin" de demedi. Demesinler tabii, destek olsunlar. Çocuğun hatırı için onu üzmesinler.
Oğlumu istemediği bir yaşama zorlamak istemiyorum. Bir yandan alışacak, çocuk bu. Biraz daha beklersem çok daha zorlaşacak buradan ayrılmak diyorum. Diğer yandan üzüntüsü ve kafasının karışık olduğunu görünce... o taşlar var ya; yüreğime tırmanıyor, tüm ağırlıkları ile oraya yerleşiyor.
Nen'in dediğine göre: "Mina, anne olan sensin. Bu ailenin reisi de sensin. Çocuk seni dinleyecek!" Haklı. Ben iyi olacağına inanıyorum, inanmasam bu kararı uygulamazdım ama ya bir şeyler ters giderse, ya orayı hiç sevmezse, ya okulu kötü olursa? Ya... ya iş bulamazsam? Parasız kalırsak? Taşınmak 2 yıldır aklımda olan bir düşünceydi, hep saçma sapan şeyleri bahane edip kalıyordum ama artık gitme sebeplerim kalma sebeplerimden fazla! Delirmek üzereyim. Dua ediyorum devamlı, sürekli. Sakin olmaya çalışıyorum ama çok zorlanıyorum.
Peki ya sizce yanlış mı bu düşüncem? Çocuğum istediği için buradaki tüm negatifliklere göğüs gerip, kalmalı mıyım yoksa uzaklaşıp, güçlü bir rol model olmam daha mı doğru? Mutlu olacağım bir işi aramalı mıyım yoksa mevcut düzeni bozmam çok mu saçma? Kendimi ve oğlumu koruyacak kadar güçlü olmadığım için çocuğumu sevdiği bir yerden uzaklaştırmam çok mu bencilce? Kalıp savaşmalı mıyım yoksa sil baştan temiz bir sayfa mı açmalı? Korkaklık mı, cahil cesareti mi? Siz ne yapardınız?
Bu arada gizli günlük meselesine geri döneceğim; o ayrı bir mesele!

23 yorum:

  1. Ahh bee Mina,
    Nelerle doldurmussun o yüregini,Cocuk bu alısacak elbet belkıde yenı yerı eskı mekandan daha cok sevecek ,bu tarafından düsün bide,Şunu unutma sen mutsuzsan oda mutsuz sen tedırgınsen oda tedırgın sil baştan tertemız bır hayat.Yerinde olsam aynısını yapardım Senin için herseyin daha güzel olması için dua edecegim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Nurcan, hem desteğin, hem okuduğun ve yazdığın, hem de duaların için. Çok haklısın. Sevgilerimle.

      Sil
  2. çok güçlüsün. ben büyük ihtimalle ortaya çıkamazdım. ama bence en doğru zamanlama şimdi. o daha küçükken. sen daha enerjikken. yolun açık olsun
    secce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Secce,
      Vakit geldiğinde hepimiz gücü buluyoruz. Çok teşekkür ederim okuduğu ve yazdığın için. Fikirlerin çok değerli.
      Sevgiler.

      Sil
  3. maalesef o yumruk midende daha çok uzun süre kalacak. Çocuğunun yeni yerle ilgili her üzüldüğünü gördüğünde miden yeniden yumruk yiyecek. Her gün kendini sorgulayacaksın vs vs. AMA bir gün oğlun iyi ki buraya gelmişiz, iyi ki eski şehrimizde kalmamışız diyecek durup dururken ve sen nefesini boşaltacaksın. Belki zaman alacak bunu söylemesi, ama söylediğinde kendini bin kaplan gücünde hissedeceksin. Teşekkür ederim Allah'ım diye ağlarken bulacaksın kendini...(True story).
    Sana güç diliyorum tüm kalbimle.
    F.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Sağol F.
      Öyle olacak evet, dimi. Tebdili mekanda fayda vardır nasıl olsa değil mi.
      Inşallah dediğin gibi olur. Yazdığın için çok teşekkür ederim. Çok mutlu oldum.
      Sevgilerimle.

      Sil
  4. birşey diyeyim mi, sadece ayrılan eşlerin çocukları değil neredeyse tüm çocuklar bir şekilde seçimlere zorlanıyor. Benim en çok yüreğimi yakan konu: Selim... onu birden koparıp alıştığı yerden bu ateşin içine attık. Sözde büyük oranda onun içindi ama öyle işte..

    Ama senin durumun çok, çok farklı. İnşaallah senin gidişin hayırlara vesile olacak. Ve o endişeli yavru büyüdükçe daha çok anlayacak seni, onun için neler yaptığını... ve alışacak.. Dua, duaaa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hata yaptım yazarken keza söylemek istediğim anne-babası arasında seçime zorlanıyor. Seçimler zaten hayatın bir parçasın, Allah doğru seçimi yapacak bilgi ve öngörüyü hepimize versin. Çocuklarımızın da zor seçimleri olacak elbet, benim sıkıntım babasında uzaklaşması, babası da sevdiği şehirde kalıyor olacak v.s. Yazıyı yazarken inan Selim'i hep düşündüm, seni daha iyi anladım.
      Çok teşekkür ederim Mümine. Inşallah hepimiz seçimler ve sıkıntılar ile başedecek kuvveti buluruz içimizde. Sevgi ve dualarımla...

      Sil
  5. yeni şehir, yeni sokaklar, yeni arkadaşlar. beyninde yeni yepyeni nöron bağları kurulacak. geride bıraktığın şehirde kurulan nöron bağları artık kullanılmadığı için zayıflayacak ve anıların da zayıflayacak. kötü anılar bay bay:))))
    :))) kendime güldüm şimdi. olayları mantık çerçevesine oturtmak diye buna denir.
    en doğrusunu yaptığını düşünüyorum.
    ayrılan iki insana aynı şehir dar geliyor bence. çocuk senin uzvun. sen iyiysen o da iyi.
    sevgiler.
    kalbim seninle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol S. İnşallah iyi olur hepimiz için. Senin iş durumlarında çözülmüştür umarım.
      Sevgiler xx

      Sil
  6. Bence çok doğru bir karar. Bakma sen oğlun da alışacak. Çocuklar daha rahat alışır yeni ortamlara. Özellikle o yaşlarda. Yani daha çok köklü dostluk kurmamışken. Yurt dışına da taşındığımda gözlemlemiştim. En zor alışan biz yetişkinler idik. Çünkü bizim bağlarımız var, dostluklarımız var, yakın akrabalarımız var. Ama küçük çocuklar yeni ortamlarında 1-2 oyun arkadaşı bulsunlar kısa sürede alışıyorlar.

    Öte yandan alınan karar ne olursa olsun eski kocanın ailesine ve eski kocaya susmak düşer. Hele çocuğa karşı asla belli etmemeleri lazımdı. Ama nerde öyle anlayışlı insanlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Semi. Umarım çok kısa sürede arkadaşlıklar kurar ve yeni okulunu sever. :) Hiç yazdıkların gibi düşünmemiştim. Teşekkürler :)

      Sil
  7. Mina en guzelini en dogrusunu her zaman kendin bilir ve yaparsin bana gore elinde bu imkan varsa ne mutlu sana bildigin ve inandigin yoldan sasma dualarinda oldugumu bilmek cok sevindirdi beni tesekkur ediyorum sende benim dualarimdasin bilesin yolun acik olsun oglunla mutlu umutlu yarinlarin olsun sevgiler elif

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elif Nasılsın? Umarım kendini daha iyi hissediyorsundur. Açamamıştım burayı bir kaç gündür ama daha dün kafamı yastığa koyar koymaz aklıma düştün. Bugün görünce yazdığını çok sevindim. Hiç görmedim seni ama çok merak ediyorum. İnşallah çok yakında mutlu günlere kavuşursun. Dualarım seninle güzel kardeş. Yazdığın ve dua ettiğin için teşekkür ederim. Yürek dolusu sevgilerimle.

      Sil
    2. Daha iyiyim canim doktora gitmeden atlatmaya dahasi yasamaya calisiyorum.Bende seni merak ediyorum.Hergun aciyorum vakit buldukca msnden eklemistim seni hatta mail atayim dedim bilgisayarimda sikinti var atamiuorm teldende beceremedim ozelden diyeceklerim vardi sana.Gorusmek dilegiyle....

      Sil
    3. Mail'i tekrar denemek istermisin Elif, msn'im yok ne yazıkki: bekarveanne@gmail.com. Umarım yardımcı olabilirim. Doktora gidip gitmemek sana bağlı ama desteğe ihtiyacın var. Dua ve sevgilerimle.

      Sil
  8. Okurken boğazım düğümlendi... İlerde keşke dememek için bence bu adımı şimdi atmalısın sevgili Mina.. Oğlun senin canın ve sen nerede huzurlu olursan onunda orada mutlu olacağına inanıyorum... Çevrendeki o parmaklıkları bir kez kırdın her birini ayrı ayrı çıkardın hayatından.. şimdi özgürsün sadece yeniden hızlı uçmayı öğrenmen biraz zaman alacak.. Rabbim yardımcın olsun, hep iyilerle karşılaştırsın...Oğlun sağlıklı ve yanında... senin sağlığın yerinde lütfen avucundaki nimetlere bir bak.. umarım başını ağrıtmadım... sevgiler...
    Efenin annesi Sibel...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sibel rica ederim. Okuduğun ve dahası yazdığın için çok, çok mutlu oldum. Çok haklısın, bana hatırlattığın için çok teşekkür ederim. Elimizdekilere bakıp şükür etmemiz ve iyiye bakmamız lazım.
      Sana ve Efe'ye dua ve sevgilerimle.

      Sil
  9. Her karar her tercih kendince zordur, ben de olsam giderdim, bencilce belki şimdiki duyguların ama iyisini düşünmesen oğlun için neden düzenini bozasın da gidesin.
    Çocuklar çok kolay alışırlar herşeye.
    Sadece zamana ihtiyacın var, zamanla düzelecek yoluna girecek herşey.

    Bol bol dua, umutların yoluna çıksın her adımında...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuduğun için çok teşekkür ederim. Evet çok haklısın, bunu bir kere daha duymak beni feci derecede rahatlattı :)
      Çok teşekkürler ve sevgiler.

      Sil
  10. Bencei gizli günlük meselesini hiç elleşme. Bu çok doğal. Her insan kendine özel bir şeylerin varlığına ihtiyaç duyar. Bu, yavaş yavaş birey olmaya başladığın gösterir. Ayrıca, bazen hayatın bizi zorlamasında da hiç bir sakınca yok! Bu şekilde, (akıllı bir annenin de yönlendirmesiyle) yaratıcı ve uyumlu insanlar olabiliriz.
    Oğlun tabi ki alışacak yeni gideceğiniz yere. (Her ne kadar durumunu okuyor da olsam, yaşayan ben olmadığım için yorum yapmak istemiyorum.) Sen, böylesinin her ikiniz için de daha sağlıklı olacağını düşünüyorsan, öyledir.
    Melekler hep yanınızda olsun.
    Öpüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok geç Derya'm :)) Hep aklımdasın. Dualarım seninler. Sevgiler xx

      Sil
  11. Ben çok geç okumuşum bunu, sonuç nasıl oldu bilmiyorum ama ben dışkapının mandalı statüsümden size tam destek veriyorum.

    YanıtlaSil