28 Mart 2013 Perşembe

Kitap Alışkanlığı

Akademik başarının, diplomatlar ve sanatçılar ile ahbaplığın çok önemli olduğu, tiyatroya gitmenin haftalık bir aktivite olduğu ama en önemlisi kitap okumanın herşey demek olduğu bir ailede büyüyen ben, kitap  okumayı çok severim. Zaten okulda da edebiyat okudum. Derslerimin iyi olduğu tek dönemdir üniversite. Hayatında çok, çok nadir A veren hocalardan A+ almışlığım var benim. İlk okuduğum kitap "Robin Hood" idi. En sevdiğim kitaplardan biri "Küçük Kadınlar" dır. "Jane Eyre" de çok severim. Enid Blyton'un kitapları vardı evimizde, çok sevdiğim dedektiflik serisi "Nancy Drew" da. En, en sevdiğimde "Dünyanın Merkezine Seyahat" idi. 
Bizde herkes kitap okurdu! Kitap okumayan ayıplanırdı. Kitapçıya gitmek ise hediyemizdi. İstediğimiz kadar çok kitabın alınması ise nadir elde edilen bir başarı. Lisemizdeki kütüphaneyi bir kaç arkadaşlarımla düzenlemiştik. Bilkent Üniversitesi kütüphanesi en sevdiğim yerdi, gece yarılarına kadar çalışırdım orada. Ailemin çevresi ve kendi arkadaşlarımla okulda muhabbetlerimiz genelde sosyoloji, edebiyat ve politika konulu olurdu. Annemin nadiren verdiği davetlerde gelen misafirler ile kitap konuşulurdu.
Hamileyken yüksek sesle "İlyada" okudum karnımdaki çocuğa ama oğlum olduğunda paramız yoktu ve kitaplar çok pahalıydı. Ben kütüphaneler de büyüdüm resmen, oğlumun da kitaplar arasında büyümesini istiyordum ve param olmadığı için çok üzülüyordum. Panikliyordum resmen, cahil kalacak bu çocuk diye.
Şükürler olsun ki, kitap alacak kadar param oldu zamanla. Oğlum da okumayı hemen öğrendi, hemen de kitaplara ilgisi oluştu. Çok büyük heyecanla Jules Verne'ler, Daniel Defoe'lar aldım ama tabii ki bu konuda da kendi isteklerimi ve ön yargılarımı empoze etmişim çocuğa. Akademik ve entelektüel zevkleri olacak ya! Çocuk beni eğitti...
Bilime ilgisi, bilgisi ve zekası ile oğlum beni hep gururlandırdı. MEB'in okuma listesi zorunluluğu sayesinde okuldan da bir çok kitap aldı okudu. Bazısı gerçekten de kötüydü (bir tanesine anne, baba ve çocuk kartalın olduğu bir hikaye vardı. Avcılar tarafından yakalanan anne kartal kafese konuluyordu ve baba ve çocuk kartalın hasretinden, özgürlük özleminden dolayı bildiğiniz depresyon'a giriyor ve "canını almayı düşünüyordu" ki baba kartal tarafından kurtalıyor - öh!), bazısı da dedektiflik hikayeleri v.s. idi ki bunlar çok hoşuna gitti AMA oğlumun en sevdiği kitap serisi "Kaptan Düşükdon" ve uzun süre elinden düşürmediği bir diğer kitap da "Kaka: İsmi Lazım Değil'in Doğal Tarihi." Yatağımda ayaklarım duvara dayalı, kafam yatağımın kenarından sarkan bir biçimde yüksek sesle, her bir karaketere ayrı ses verip, dramatize ederek kitap okuyan ben'in aksine, oğlum tuvalette okuyor kitaplarını... mmm sanırım konularına uygun olarak. 
Büyüdükçe zevklerinin daha çok zerafet kazanmasını umsam da; bir erkek çocuğu ile yaşadığımı ve asla asla benim alıştığım gibi olmayacağını anlamalıyım artık! Bu hafta sonu maaşımı alınca yine kitap almaya gideceğiz. Ben "Oliver Twist" almak istiyorum ama sanırım oğlum "Saftirik Greg'in Günlüğü" serisini tamamlamayı isteyecektir. Yapacak bir şey yok!

2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Fadiş, sırası gelsin, Deniz'e de yollayacağım o kitaplardan :)) çok eğlenceliler.

      Sil