28 Ocak 2013 Pazartesi

Lolipop

Stresten olsa gerek 2 senedir olmadığım kadar sık hasta oluyorum. Küçükken annemler en ağır boğaz enfeksiyonunda bile tentürdiyot ile gargara yapmanın en iyi tedavi olduğuna inanıp bize antibiyotik vermedikleri için bünyem şükürler olsun ki sağlamdır. Halen daha çok mecbur olmadığım sürece ilaç kullanmam (keza 1 yıllık anti-depresan kullanımı ile o hakkımı fazlasıyla doldurdum bence, hiç eskisi gibi olmadı bünye). 3 senedir de ara ara faranjit oluyorum. Geçen hafta feci derecede yorgundum, çarşamba günü boğazım gıdıklanmaya başladı, perşembe günü sesimi kaybettim. Hem bu nedenle hem de hava muhalefeti ile dağ tırmanma planını erteleyerek, hafta sonunu evde geçirdik.
Tatillerin başlamasında ve karnesinin şükürler olsun ki, harika olmasında olsa gerek; oğlumun neşesi pek yerinde. Çok sevgi dolu, 1 sene önceki o tatlı çocukluk haline geri döndü. Devamlı beni öpmek, sarılmak, yanımda uyumak istiyor. Sürekli bir şeyler anlatıyor. Okulda olanlar, çizgi filmler, dinozorlar, uzaylılar, yaptığı resim, yaptığı araba, "yeni bir yemek üretelim", "anannem ne zaman gelecek", "anne bak bilgisayardaki oyuna - şimdi ev yaptım, sana da öğreteyim", "su isterim", "jel yapalım", "anne nar, anne yemek, anne çikolata, anne süper kahraman olalım...." durmadı.
Diyaloglarımız ilginç oldu:
Çocuk (yerinde duramayarak): Anne bak şimdi ben bu masa örtüsünü boynuma bağladım. Benim gücüm uçmak, güç seviyem 86 seninki ne???
Anne (iki büklüm olmuş): öhö öhö öhö öhö
Çocuk (oda içerisinde koşuşturarak): Anne sende bak bu örtüyü bağla, şimdi senin merkezin mutfak olsun benimki salon, anne bak şimdi sen git oraya...
Anne (nefessiz): öhöhöhhöhööh oğlum öhöhöhö bir saniye öhöhöhöh....
Çocuk (kıpraşıyor, koltuğun üstüne tırmanmış, inmiş, zıplıyor, koşuyor): Anne senin yardımcın kim olacak? Şimdi sen merkezinde hangi güçleri geliştireceksin? Anne gökyüzü neden mavi biliyormusuuuuunnnn???
Anne (surat morarmaya başlamış): öhöhöhöhöhöhöhö oğlum du geleceğim...öhöhöhöhöhö
Çocuk (gözler çizgi film karakteri gibi kocaman, kirpikler yelpaze gibi bir aşağı bir yukarı): Anne sesin kısıldı... sen en iyisi konuşma bak daha kötü olacak sonra. Hatta bende konuşmayayım 
Elleri ile hareketler yapar, hararetli ve hareketli.
Anne: öhöhööhöhö anlamıyorum oğlum benim sesim kısık sen neden konuşarak anlatmıyorsun?
Çocuk elleri ile "anne sus" hareketi yapar el işaretleri ile anlatmaya devam eder. Bir yandan sırıtır!
Anne elinde değil güler ama pek yorulmuştur. Mide kasları ağrır öksürmekten. Bu arada etrafta da kimse yok ki oyalasın oğlunu, çocuk da haklı sıkıldı, ilgi ister. Yılgınlıkla kendisini koltuğa atar!
Tam o sırada çocuk anneye sarılır:
"Anne bu dünyadaki en çok sevdiğim insan sensin"
Mutluluk, huzur, ses kısılmasının, hayatta geri kalan her şeyin önemsizliği, bu şekilde geçen 15 saniye ve...
"Anne beraber lolipop yapalım mı?"
Anne dinlenemeyeceğini kabul eder, kalkar, zencefilli lolipop yapar; madem yapılacak, bir işe yarasın :)
Bu da pazartesi neşesi olsun!!

2 yorum:

  1. Zencefilli lolipop tarifi de isteriz!
    Neşeniz bol olsun. Oğlundan "en çok sevdiğim insan sensin" diye duyuyorsun ya, tarifi imkansız bir duygu!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semi, normalde mısır şurubu vs ekleniliyor lolipop tariflerinde ya ben onu kullanmıyorum, sevmiyorum. Dümdüz şekeri eritip içine rendelenmiş zencefil koyuyorum son anda erimiş şekere. Tepsiye kağıt serip kalın çöpşişleri diziyorum, erimiş karışımı çöp şişlerin üzerinde kaşıklıyorum. Limon kabuğu rendeleyip denedim, o da oldu. Elmayı batırdım o da oldu. Öyle donuyor. Çok kapsamlı ve süslü değil :) sanırım mısır şurubu olmayınca kıvam tam olmuyor ama idare ediyor. Hedefim ballı lolipop yapmak :)

      Sil