14 Ocak 2013 Pazartesi

Konuşulması Zor Konular

Günler geçmiş. 2013 yılının 14üncü gününü bitirmek üzereyiz. Bu sene buraya her gün yazmaya söz vermiştim kendime ama işler bir kenara tatsız olaylar sonucunda yine kendime engel koydum.
Bu konuda konuşmak ve yazmak çok zor keza beni derinden yaralayan bir olay daha yaşadım.
Geçtiğimiz hafta iş toplantısı için yine şehir dışındaydım. Havaalanında koşa koşa ofis'e gitmiş arabamı almış, oğlumu almak için babasının kaldığı yere gitmiştim. Havaların çok aşırı soğuk olduğu günlerdi ben de ortalıkta gezinen gripten nasibimi almıştım. Boğazım ağrıyordu ve tek istediğim oğlumu alıp bir an önce eve gitmekti.
Babasının kaldığı yere geldiğimde, içeriye girmekten hoşlanmadığımdan, arabadan geldiğimi haber vermek için aradım. Bir süre sonra eski koca oğlumun eşyaları ile geldi. Arabaya bindi, bana anlatacakları varmış. İşlerinin yoğun olduğundan, para durumunun kötü olduğundan bahsetti. Ben bu ay sıkışık olduğum için kendisine borç verdiğim parayı geri istemiştim. Bana ilk fırsatta "yardım" edeceğini söyledi. Hafiften kızmaya başlamıştım. Soğuk algınlığının ve 2 günlük yoğun ve stresli iş gezisinin verdiği yorgunluk ile sabırsızlanmaya başlamıştım. Bu sıra da bana yakında evlenmeyi düşündüğünü söyledi. Bu noktada daha çok sabırsızlanmıştım çünkü bana bunu söylemesinin sebebinin ileride evlendiğini duyarsam neden daha önce bana söylemediğini ona sormamam için olduğunu söyledi. İçimdeki ses sebebinin bu olmadığını, sebebinin oğlum ile yaşadığım ev ve mahkeme kararınca onun bu evdeki hakkı ile ilgili olduğunu söylüyordu. Bu her ne kadar onun tarafından dile getirilmese de, çok derinden sebebin bu olduğunu biliyorum. Oğlumuza bu konuyu açıp açmadığını sordum. O sıra da minik kahramanım geldi. Yine bir şeylerini kaybetmişti. Babası bulursa kaybettiği çantasını ona vereceğini söyledi ama bir milyon kere eşyalarını kaybeden oğluma ders olması için (daha en son kalışında ona yeni aldığım bateri çalışma pedini kaybetmişti) çantasının bulunması durumunda bile eve almayacağımı, çantasında taşıdığı malzemeler için alternatif bulması gerekeceğini açıkladım.
Bunu söylemem mi tetikledi, emin değilim ama tam arabadan inerken eski koca benimle oğlumuz ile ilgili konuşmak istediğini söyledi. Şeytan işte dürttü beni. Daha sonra yapılabilecek o konuşmanın hemen yapılmasını istedim ve hasta olmama rağmen arabadan indim. 
Eski koca bana oğlumun çok katı olduğunu, ona ve onun etrafındaki kimseye yaklaşmadığını söyleyerek benim anne olarak yaptığım hataları sıralamayı başladı. Ona çok kızıyormuşum, oğlum nedense kendisinden yapılmasını istenen bir iki şeye "annem kızar" demiş (gerçi daha sonra çaktırmadan sorduğumda, oğlum öyle bir şey olmadığını söyledi bana).
Daha önce okuduysanız, kişilik bozukluğu olan insanlardan bahsetmiştim. Bu tip insanların sözlü manipülasyon haricinde fiziksel varlıkları ile karşısındakinin alanına girme alışkanlıkları vardır. Hepimizin kişisel bir sınırı vardır. Kişilik bozukluğu olan bir insan için bu önemli değildir. Konuşurken dibinize kadar girer, sizi huzursuz ve rahatsız etmek için fiziksel varlıklarını kullanırlar. Bunu ben sadece eski koca da değil, çevremde karşılaştığım ve bir şekilde yüksek ego hassasiyetine (böyle bir terim var mı?) sahip insanların çoğunda gördüm.
Beni eleştirirken bana fiziksel olarak çok yaklaşan eski kocanın yorumlarına çok fazla kızmıştım. Kendisinden benden uzaklaşmasını istedim. Bana sorunun her ne ise açık açık söylemesini istedim. Anlatmadı. Ben büyük bir hataya düştüm ve dakikalar önce dolmaya başlayan kızgınlığımın sonucunda iyice sinirlendim ama henüz hakimiyetimi kaybetmemiştim. "Sonra konuşuruz" diyerek arabaya bindim. Tam o sırada adam kapıyı açarak ön koltukta oturan oğluma inmesini söyledi. Hava soğuk olduğu için oğluma arabada kalmasını benim ineceğimi söyledim. İçten gelen bir koruma güdüsü ile arabanın anahtarını alıp kapıyı oğlumun üstüne kilitledim. Anahtarı elimde sıkı sıkı tutarak arabanın arkasına geçtim. İyice kızmıştım. Sırf kendisi konuşmak istiyor diye, yılın en soğuk gününde minicik oğlumuzdan sokakta beklemesini isteyecek kadar bilinçsiz ve bencil idi.
Bu sıra da eski koca bana bağırmaya devam ediyordu, üzerime yürümeye başladı. Bana daha fazla yaklaşmaması için elim ile işaret ettim ama bana çok yakındı. Tutamadım kendimi, terbiyemi kaybettim. Bağırışır iken bir anda kendimi yerde buldum. Sağ tarafıma düşmüştüm; dirseğim, dizim ve sağ kulağım çok ağrıyordu. Çok kızmıştım. Tam o sıra da birileri geldi. Sakallı bir adam hatırlıyorum. Bana "abla sen git buradan" dedi. Çok kızmıştım ama oğlum arabadaydı. Hemen arabaya bindim ve oradan uzaklaştım.
Eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde oğlum pijamalarını giyiyordu, bende telefonda arkadaşımla konuşuyordum. Tanıdık bir ses duymak istiyordum sadece. Resmen nerede olduğumu, kim olduğumu, olan biten her şeyi unutacak bir hafıza kaybı yaşamıştım. Tartışmanın neden çıktığını hatırlamıyordum. Vurduğunu hatırlıyordum ama!
Normal bir durum değildi. En önemlisi oğlumun neleri gördüğünü merak ediyordum. Oğlum beni gördüğü için memnundu. Sadece bağırıştığımızı duymuştu. Demek ki her şey çok hızlı olmuştu. Kendisine merak etmemesini babası ile sadece tartıştığımızı söyleyerek onu teselli ettim. Öptüm, sarıldım. Konuştuk. Çok zor oldu benim için normal davranmak ama şakalaştım onunla. Yanımda uyudu o gece.
O kadar karışmıştı ki içim. Acıyan sadece kulağım değil, gururum idi. Bu arada eski koca beni bir kaç kere arayarak özür diledi. Duymak bile istemiyordum. Bana hangi hakla vurabilirdi. Ben karısı bile değildim.
3 gün çenem ağrıdı. Bana hangi ara nasıl vurdu hatırlamıyorum hala. İlk gün haricinde (oğlum ile beraber uyuduğumuz için) o gündür salonda yatıyorum. Kapılarımızı sıkı sıkı kilitliyorum. Çok tedirginim çünkü. Yatak odam çok arkada (sanki ev 200 metre kare ya, korku işte). Atlattığımı sandığım tüm korkularım geri döndü. İlk boşandığımızda da salonda yatmak güven veriyordu (sonra yatağım olmadığı için mecburen salonda uyudum aylarca) çünkü evin merkezindeyim burada ve her yeri kontrol edebiliyormuşum gibi hissediyorum. Bir daha oğlumu o adama nasıl teslim edeceğimi bilmiyorum. Oğlum gibi nazik ruhlu bir insanın ruhunun böyle bir adam tarafından kirlenmesini istemiyorum.
İş yerindeki sorunlar da devam ediyor. Daha bu sabah patronum bana bir şey gösteriyordu. "Tamam efendim anladım" dedim. "Nasıl anladın, bakmadın bile" diye bağırdı bana. Haksızdı bağırması. O da ayrı bir cins! 7 yıllık elemanım ben orada, hala beni kontrol etmeye çalışıyor. Bunun verdiği sıkıntı bir kenara; anladığımı söylediğim bir talimatı bile anlamadığımı söyleyerek bana bağıran ve geri zekalı muamelesi yapan bir ego manyak ile daha karşı karşıyayım her gün.
Tam da 2013 yılı için planlarımı yapmıştım. Bu sene sonunda bu işten kurtulacak ve işimi kuracaktım. Ne yazık ki eski kocanın bana vurmasından ve geri dönen güvensizlik duygularımdan sonra burada yaşamak istemiyorum artık. Burada olduğum sürece, oğlumu babasına bırakmak zorunda kalacağım. Bana kötü davranan patronumla çıktığım her iş seyahatinde; oğlum kadına el kaldıran, aldatan, babalık görevlerini yerine getirmeyen ama muhteşem baba rolünü oynayan, hayat tarzı ile örnek bile olamayan bir insan ile kalacak. Ne için peki? Benim kazanıp bizi geçindirmek için kullanacağım para için. 
Ama o para var ya ah o para... o para işte oğlumun kursunu, kitabını, kıyafetini, gezmesini, yemeğimizi, elektriğimizi karşılayan para! 
Boşanmadan bu yana neredeyse 2 sene oldu. Sanki başa döndüm. Olaydan 2 gün sonra beni yeniden aradı. Beni biz evliyken beraber olmakla suçladığı bir tanıdığımız ile ilgili bir şeyler sordu. Paranoyaları geri döndü demek ki.
Canım sıkılıyor. Hayatımı planladığımı düşündüğüm anda bu olayın olmasına canım sıkılıyor. Artık bu insanları taşımak zorunda olmaktan dolayı canım daha çok sıkılıyor. En çok da bu adamların sadece benim değil, oğlumun hayatını da etkiledikleri için canım sıkılıyor.
Oğlum için korkuyorum. Kendim için de tedirginim. Kafayı yiyecekmişim gibi geliyor bazen, keçileri kaçıracakmışım gibi.
Bininci kere söylüyorum; gururum incindi her şeyden çok! Evliyken dayak yemek bir kenara, boşanmış olduğun adamın vurması içimde unutamayacağım bir sızı! Çenem iyileşti neredeyse ama içim hala acıyor.
Planlarımı bozmak zorundayım. Bu şekilde oğlumu iyi bir insan olarak büyütemem. Hem babası kötü bir örnek olduğu için, hem de annesinin patronunun annesini mutsuz ve sinirli bir insan haline getirdiği için. Buradan uzaklaşmamız lazım. Evin parasını vermediğim sürece, odadaki fil olmaya devam edecek eski koca ile aramızdaki para konusu! İş koşullarım ise düzelmeyecek.
Eee, peki ne yapacağım ben şimdi? 
Bana acımayın, bu sadece hayatımın yönünü değiştirmem gerektiğine işaret bir olay. Allahın izniyle düzelteceğim durumu elbet. Fakat başıma gelen bu olayı unutmayın. İnsanların nasıl kontrollerini kaybettiklerinin küçük bir örneği. Eksi kocayı bana daha fazla vurmaması için tutan adamların tepkisi "abla sen git" idi. O 2-3 dakika boyunca oradaki adam eski kocayı tutup, "sen ne yapıyorsun kardeşim, kadın'a el kalkar mı" demedi. Karmaşayı yaratan sorunu ortadan kaldırmak istedi. Sorun bendim. Belki iyi niyet ile söyledi bunu, belki ben gittikten sonra uyardı eski kocayı ama ben yine de bana "sen git" denilmesini gururuma yediremiyorum. Ben neden gidecekmişim?
Konuyu buraya getirmekten nefret ediyorum ama ne olursa olsun kadın olarak haklarımız sınırlı değil mi. Ben polis'e gidip şikayet etseydim, büyük ihtimalle "tüh kaka" diyerek yollarlardı adamı. Tanıdığım bu adam da daha büyük bir sinir ile dönerdi bana biliyorum. İş yerinde geçirdiğim her günü korku içinde geçirecektim acaba bugün okul çıkışı oğlumu alır da benden kaçırmaya kalkar mı diye. Bilmiyorum, güvenemiyorum. Bana bir daha vuracağını düşünmemiştim ama vurdu. Daha fazlası için riske giremem. Susmayı tercih ediyorum. Korkaklık belki ama evet korkuyorum. Bu seferi oğluma yansıtmadan, ufak bir yara ile atlattım. Bir daha olmaması için susacağım! Çok örnek var etrafımızda, çok kötü örnekler. Bunlardan biri olmak istemiyorum. Ben taciz ile savaşacak kadar güçlü olsam da yasalar o kadar kuvvetli değil. Düzeltmek için bir şey yapabilir miyiz? Umarım. Ama önce gücümü toplamam gerekiyor.
Bir kere daha çok düşündüm bu konu ile ilgili yazıp yazmamayı ama amacım hep paylaşalım ki, benim durumumdaki bekar anneler/babalar kendilerini yalnız hissetmesin. Hatalarımdan ders alsınlar. Buradaki ders: ezdirmeyin kendinizi. Eğer savaşacak kadar güçlü hissetmiyorsanız, en azından zarar almamaya bakın. Henüz iyileşmeye yüz tutmuş bir yaranın yeniden açılması iyileşme sürecini uzatıyor sadece. Önce iyileşin. Bunun için de gerekirse susun! Ben öyle yapıyorum. Sinirini kontrol edemeyen insanlar ile tek başınıza yüzleşmeye kalkmayın. Zarar görmeyin.
Ben... benim zamana ve yeni planlara ihtiyacım var.
Ama hele bir iyileşeyim.... o zaman yine görüşeceğiz. 
Allah bildiği gibi yapsın bu insanları. Allah oğlumu korusun. 
:)

10 yorum:

  1. Çok canım sıkıldı, sanki hepsini ben yaşamışım gibi burkuldu içim, öfkelendim en beteri..

    Tam bilmiyorum ama polise gidip ya da savcılığa şikayet etsen, gelecekte daha ciddi şeyler yapmasından korkuyorum desen... çünkü değişen yasalar vardı işe yarar belki. Ya da taşa takılsan o adamdan bilseler ve o da bilse bunu da denk alsa ayağını.

    Bunun dışında Allah seni de, oğlunu da korumasına alsın, melekler çepeçevre kuşatsın sizi daima..

    Hasbinallahu ve nimel vekil... ben bunu ve devamını okuyorum sık sık.. özellikle Selim'i okula bıraktığımda .. Allah bize yeter, o ne güzel vekildir..

    Çok şey yazasım var.. ama hepsi boş.. sırtını en büyük Vekile daya Minam..inşaallah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Canım. Dua ediyorum, ama bunu da okuyacağım. Ben Nas suresini ve Ayet-ül-kürsiyi eksik etmemeye çalışıyorum günümden, her aklıma geldiğinde okuyorum.
      Sıkma canını, kızma :) İyiyiz biz şükür. Vardır bu işte de bir hayır, belki de gerçekten de taşınmamız lazımdır :)

      Sil
  2. Sevgili Mina
    Yazdıkların gerçekten çok zor şeyler. Okurken bile çok üzüldüm. Senin duygularını tahmin etmemiz mümkün değil. Rabbim sana güç versin bu konuda. Ama her şerde bir hayır vardır. Bu çok kötü olay da senin önünde aydınlık kapıların açılmasına vesile olsun. İnşallah bir daha böyle bir şeyle karşılaşmazsınız. Hiç bir kadın da karşılaşmasın. Bizler güç olarak belki zayıf olabiliriz. Ama her konuda erkeklerden geri kalır yanımız yok. Gerek zeka gerek iş performansı olsun erkeklerden hiç farkımız yok. Onların da bize üstünlüğü yok. ( çok sinirleniyorum patronun gibi insan müsveddelerine)
    Bu durumlarda ben inşirah süresini okuyorum. Zaten zor zamanlarda okunması tavsiye ediliyor. İnşallah çabucak atlatırsın.
    Minacım kim ne yaparsa kendine yapar. Kötülük de iyilik de aynı. Onu Allah'a havale et. Sen yoluna bak. Boşver neden böyle oldu deme. O kendi kalitesini gösterdi. Allah yar ve yardımcın olsun. İnşallah herşey gönlüne göre olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili arkadaşım.
      Dua tavsiyen için teşekkür ederim. Kızma, sinirlenme. Dua et Allah bu insanlara akıl fikir versin, kızgınlığın seni yıpratmasın boşver. Allah hepimize kuvvet, sağlık ve mutluluk versin. Desteğin çok önemli. Sevgiler.

      Sil
  3. Okudum, tekrar tekrar okudum. Çok üzüldüm...
    Sen hayatın çok zor tarafını yaşıyorsun. Ama yılma sakın. Dediğin gibi kendine yeni bir yol çiz. Oğlunu da yanına alabiliyorsan uzaklaş oradan, başka bir şehir bir başlangıç demek.
    Ablam boşandığında (dayak, şiddet ne ararsan vardı adamda) avukatın ilk söylediği taşının bu şehirden olmuştu.
    Sen iyi bir annesin. Bir çocuğa "hayır" demek ya da kızmak kimseyi kötü anne yapmaz. Eski koca bunu sadece kullanıp seni yaralamak istiyor. Çünkü biliyor ki senin en hassas olduğun konu oğlun!
    Çok zor bir konu, keşke böyle uzaktan sana biraz olsun yardımcı olabilsek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semi'm çok teşekkür ederim desteğin için. Ablan için çok üzüldüm. İnşallah şimdi iyidir, mutludur. Zor atlatılıyor şiddetin bıraktığı yaralar ama destek ile geçiyor.
      Eski kocam beni çok iyi tanıyor, en hassas noktamı biliyor ve her seferinde kendimle ilgili şüpheye düşürüyor. O anda sussaydım bunlar olmayacaktı. Uzaklaşacağım Semi, başka yolu yok. Kendimi geçtim, oğlumun iyiliği için.
      Yardımcı oluyorsunuz tabiiki de acayip kuvvetli hissediyorum sayenizde :)) Bomba gibiyim yaw!
      Sadece... bu hafta almaya kalkarsa oğlumu babası bir şekilde atlatmam gerek yüzyüze gelmek istemiyorum!

      Sil
  4. Ben de seni merak ediyordum kaç zamandır; uğraşıyormuşsun demek ki. Evet, önce kafanı toparlamak için biraz zamana ihtiyacın var. Hayatını değiştirmek, başka yerlere taşınmak tabi ki senin için en iyi olan şeylerdir.
    Fakat yine de önce biraz zamana ve kafanı toplamana ihtiyacın var. Panik halinde karar vermemelisin. Yanında, çevrende olabildiğince güvenebileceğin, her zaman konuşabileceğin insanları bulundur; yalnız kalma. Bu gibi durumlarda insan aslında güçsüz olmasa bile yaşadığı olayların bıkkınlığından dolayı kendini güçsüz hisseder. Kötü ve negatif düşüncelerin beynini kaplamasına izin verme. Her ne olursa olsun, "Herşey iyi olacak, bunlar da geçecek." de. Geçecek çünkü. Feraha ereceksin oğlunla bir gün.
    İyice sakinleşebildiğin, durulduğun bir zamanda her şeyi adım adım düşün. Madem yeni bir plana ihtiyacın var, herşeyin üzerinden teker teker geç. Ev taşımak, iş bulmak, başka şehre taşınmak kolay şeyler değil; hele bir günde, plansız programsız olacak şeyler kesinlikle değil. O yüzden soğukkanlılığını koruman gerekiyor. Tabi en uygunu önce başka şehirlerde iş aramaya başlamak; yeri geldiğinde iş başvurularına gitmek. Finansal durumun nasıldır bilmiyorum ama bu aralar keseyi biraz daha sıkı tutup kenara gelecek günler için biraz daha para ayırman çok iyi olurdu. Eğer başka bir şehirde gönlüne göre bir iş bulabilirsen, gerisi inan çorap söküğü gibi gelir.
    Önce kendine biraz zaman tanı ve toparlanmaya çalış, arkadaşlarından ve güvendiğin insanlardan destek al. Geçecek bu günler; daha güzellerini göreceksin. Az sabret canım.
    Öpüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de seni merak ediyorum güzel kız :) Bu sene bomba haberler bekliyorum senden, içim kıpır kıpır oluyor senin için, bahar ayların yenilikler getireceğini hissediyorum!
      Panik halde değilim tatlım, uzun zamandır görmek istemediğim şeylerin vücuda gelmiş hali tüm bu olanlar. Negatif değil de manyak bir endişe enerjim var :)) feci endişeleniyorum bazen ama iyi olacağını biliyorum. Neler atlattık biz, bu da geçer gider!
      İnsanın gururu inciniyor ya :( onu atlatamıyorum.
      Finans durumları çok fena yaw :)) Para biriktirmeye çalışıyorum da tek maaş, onca masraf çok zor! Ama inanıyorum ki bize en uygun yolu bulacağım! Hayır kendimi bırakma lüksüm yok, oğlan gözümün içine bakıyor her gün annem mutlu mu diye!
      Sevgiler :)

      Sil
    2. İyi olmana sevindim canım. Öpüyorum çok! Her zaman buradayım; biliyorsun ;)

      Sil
  5. çok uzuldum, korkunu anlıyorum polis devlet pek bir şey yapmıyor ne yazık ki:( ama en azından bir daha olmaz umarım ama kendini koruma adına ana-oğul karate, taekwando gibi sporlara gitseniz? bu türler böyledir gücünün yettiğine vurur ama sen vurdun mu kuyruğunu kıstırır gider... bu yazın gerçi birkaç ay öncesine ait ama ben vakit buldukça anca eskileri okuyorum;)

    YanıtlaSil