17 Ocak 2012 Salı

Tamirat İşleri

Bugün acayip duygusalım sebebi de resimde gördüğünüz düzenek! Evet arkadaşlar. Bu bir sifon. Haziran ayından bu yana bozuk olan rezervuarın içindeki sistem! Aylarca kovalarca su döküp temizlediğim tuvaletimin yorulmadan ve zahmetsizce temiz kalmasını sağlayan alet. Bu gördüğünüz 16 TL'lik aleti takması için tesisatçıya 80 TL vermeyi reddettiğim için çalışmayan, tamirat ricamı kendi dertlerinden dolayı  çok isteyip de çeşitli sebeplerden yerine getiremeyen arkadaşım Nen'in kocası, Sevgilim ve Site Sorumlusu arkadaşı aylarca bekleyen, hayatı (ve su taşımaktan yorulan beli) rahatlatan bu küçük ama fonksiyonel sistem benim bağımsızlığımın simgesidir. Canım TAK ettiği bir anda elime, vidasına göre çok küçük gelen bir yıldız tornavida alıp rezervuarı yerinden söküp içindeki parçaları tek tek söküp yerine resimde gördüğünüz sistemin aynısını, kırmızı ojeli parmaklarımla taktım. Musluğu açtım; önce aktı. Akıntı sebebini (ve conta denilen lastiklerin amacını) keşfettikten sonra yeniden taktım. Bu seferde bir hayli korkunç ses çıkaran rezervuarım, iki üç ufak düzeltmeden sonra ÇALIŞTI! Oğlum "heyooo... sifon çalışıyoooo, çalışıyoooo" diye çıktı tuvaletten! Küçük bir başarı dansı yaptık karşılıklı. Annesi ile gurur duyabilir artık!
Erkeksiz bir yaşama bir kez daha kucak açarken kötü duygularım sifonun çekilmesi gibi sel sel oldu, içimde aktı gitti! Tek başına yetemiyor olmanın getirdiği korkular ve yetersizlik duyguları kaybolurken içimi tertemiz, bembeyaz :) bir ferahlık kapladı. Ben kimseye ihtiyacım olduğu için değil, yanımda olmaları beni mutlu ettiği için yanımda olmalarını istiyorum. Ben kimseye yük olmak istemiyorum, sevdiklerimi gururlandırmak istiyorum. "Sevgilim sifonumu tamir ettim kendi başıma" diye seslenmek sonra ona sarılıp ağlamak istiyorum hüngür hüngür. Annemi arayıp "anneeee, anneeee yaptımmmm" demek istiyorum. Bakmayın, alt tarafı bir sifon ama sinirlerim bozulduğunda, yorgun olduğumda, eve gelip de tuvaletin koktuğunu duyduğumda, geçmişe kızıp, geleceğimden şüphelendiğimde hep aklıma bozuk sifonum geliyordu, yılgınlık kaplıyordu içimi. Her ay hesap kitap yaparken, sifonun bütçesini bir kenara yazıyordum, yerine getiremiyordum. Sifonumun tamiratının unutulduğunu her düşündüğümde sanki ben unutuluyormuşum gibi yalnız hissediyordum kendimi. Misafir geldiğinde yüzüm kızara kızara "ya sifon bozuk orada tas var su doldurup boşaltmanız gerekir" diyordum, utanıyordum durumumdan.

Sanırım göründüğü kadar kötü değilmiş hı?

Sırada fırın'ın yanan fişini tamir etmek var sonra da arkadaşlarıma ve ameliyat olan site yöneticisine kek ve sevgilime de cremé caramel yapmak var.