26 Aralık 2012 Çarşamba

Çocuk Zamanı

Adelina, a three-month-old baby Western Lowland gorilla, cuddles her mother Sekani at Little Rock Zoo in Arkansas
Kaynak
Çoğu arkadaşım şimdi şimdi çocuk beklemeye, planlamaya başladı. İlkokul arkadaşımın eşi hamile, üniversiteden yakın bir arkadaşım ise ancak gelecek sene planlıyor çocuğu. Yanılmıyorsam hem ilkokul, lise hem de üniversite arkadaşlarımın arasında en erken çocuğu olan haliyele çocuğu en büyük olan, en "deneyimli" benim. Dün aklıma düştü, düşündüm. Şimdi 20'li yaşların sonunda ve 30'lu yaşlarının başında olan arkadaşlarımda neredeyse hormonal bir çekim ile tetiklenen bir çocuk özlemi seziyorum. Bana dönüp "çok şanslısın, büyüttün sen" diyenler çok. Haklılar da. Ben 40'lı yaşlarımın başındayken, Allah izin verirse, oğlum üniversite de olacak. Bundandır zaten içimdeki çekişmeler, genç anne oldum ama daha yeni yeni aile hayatı, kariyer düzeni kuran arkadaşlarımın yanında ben kariyerimin 7. yılında işi bırakıp, kendi işimi kurma hayallerinin peşindeyim. Oğlum büyüyor, 2 sene sonra Allah izin verirse ergen olacak. Ona daha da iyi örnek olmam gerekecek. Tüm bunların yanında, yaşıtlarımın yeni anne-baba olma heyecanını onlar gibi yaşamadığımı düşünüyorum. Daha oturaklı sanki onların aile olma planları, bizimkisi biraz aceleci oldu. Bundandır ki, yeniden evlenmek nasip olursa muhakkak bir çocuk daha yapacağımı düşümmüştüm. Fakat zaman geçtikçe, hormonlarıma baskın çıkıyor düşüncelerim ve ürküyorum. İnsan elbette sever yavrusunu ama tek başına ebeveyn olmaktan mıdır ki; yeniden tüm büyüme sancılarını yaşayamayacağımı hissediyorum. Öte yandan, çocuk sahibi olmak isteyen arkadaşlarımı şiddetle cesaretlendiriyorum. Hatta ve hatta baskı kuruyorum, bir an önce yapın da seveyim diye!
Bazen düşünüyorum, bebeğim olmadan önce bir hazırlık sürecim olsaydı çok daha farklı büyütürmüydüm oğlumu diye. Eğer daha erken yaşta benim parçam olan korkularımın farkına varsaydım, eminimki bazı şeyler daha farklı olurdu ama çok fazla yansıtmadan... yok kendimi kandımayacağım! Tüm korkularımı 0-5 yaş arasında gayette yaşattım çocuğa ne yazık ki. Bu nedenle artık daha güçlü bir birey olmaya çalışıyorum. Yansıttıklarımın yanında insan bağımlılığı sıkıntımı oğluma yansıtmamayı başardım.
Şimdi ben küçükken babamın şiddeti ve baskısından bıkan annem sık sık evi terkedeceğini söyler, kapıyı çarpar çıkardı. Bende o evden gider gitmez dolabına koşardım, kıyafetleri duruyor mu bakardım. Kıyafetsiz nereye kadar gidebilirdi ki, elbet dönecekti ama hep "ya dönmezse" şüphesi vardı küçük aklımı yiyen. Dolabın içine girer ağlardım. Şimdi de sevdiğim biri gittiğinde aynı saçma travmayı yaşıyorum. Halbuki koca kadınım artık, şükürler olsun ki kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyorum ama bu bilgi yeterli olmuyor, hafızamın derinliklerinden canavar gibi çıkıyor yanlızlık hatıraları!
Bu noktada ama iyi birşey de yaptım. Oğlumu kendime bağımlı yetiştirmedim, aman benden ayrılmasın diye kasmadım hatta özellikle benden ayrı zaman geçirsin diye isteyerek ve (işimden dolayı) istemeyerek fırsat yarattım. İhtiyaçları karşılansın, güven ve sevgi duysun; illa yanıma olmasına gerek yok her an düşüncesiyle hareket ettim. Her çocuk gibi istemediği ortamlarda beni yanında istiyor ama arkadaşında kalacaksın de, 100 günde bir kere "annem nerede" demez!  Bunun yanısıra bir işe kalkışamama, yapamayacağım diye korkması ise tamamen benim eserim ne yazık ki. Başarısız olacağım diye, yapabileceğim bir çok şeyi yapmadım. Al işte bu çocuk da aynı ben o konuda. 
Ama diğer yandan her şeyin mükemmel olmasını bekleseydim, çok geç kalabilirdim anne olmak için (babasıyla herşey kötüye gitmeye başlamış bende çocuk yapma fikrinden tamamen korkmuş olurdum). Aynı zamanda hayat daimi bir öğrenme süreci. Çocuğumla geçen zaman ise beni olabildiğimin en iyisi yapmakta çünkü bilinçli bir ebevyn olmaya çalışıyorum... sık sık... tamam, kabul ediyorum... zamanın çoğunda en azından! Bilinçli olacak kadar yorgun olmadığım zamanlarda en azından arkadaşlar, valla uğraşıyorum. Aslan gibi evlat geliyor korkmayın! 

6 yorum:

  1. guclu bir erkek, iyi bir baba,iyi bir insan olur umarim,hepimizin de istedikleri bunlar. Kendi gucunu kesfettiginde aslanlar gibi olucaktir.

    YanıtlaSil
  2. Ben 37 yaşında anne oldum tam ümidi kestiğim bir zamanda, çoğu zaman aklım ve enerjim yetiyor ama bazen delleniyorum, yetemediğimi hissediyorum. Annelik dediğin gibi bir okul, bir öğrenme süreci ve bu ömür boyu da devam edecek. Ergen olacağı günleri şimdiden merak ediyorum ve zaman öyle hızlı geçiyor ki bebekliğini özlüyorum. seninse farklı deneyimler kapında, yakında ergen olacak bir oğlun var. Hangi yaşta anne olursak olalım aynı heyecan ve korkuları bazen keşkeleri yaşıyoruz, pek çok zaman da kendi çocukluğumuzun izleri, anne babadan öğrendiklerimizi bazen bilerek bazen içgüdüsel yapıyoruz, her zaman doğru davranış oluyor mu hayır ama aklımız başımıza geldiğinde de düzeltmeye çalışıyoruz:)
    Allah herkese kolaylık versin inşallah, çocuk yetiştirmek dünyanın en önemli meselelerinden biri...

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah her anı dolu dolu, sağlıkla, mutlulukla ve huzurla yaşamak nasip etsin Fadiş :)) İnşallah anne-baba olarak deneyimlerimizi paylaşabiliriz ki, asla yanlız ebeveynlik yapıyormuş gibi hissetmeyiz. Derler ya; çocuk yetiştirmek için bir köy gerekir diye. Bence çok doğru. En azından, "ha ben bu konuda birşey okumuştum/duymuştum" diyebilirsek, kendi çocuklarımız için daha bilinçli kararlar alabiliriz diye ümit ediyorum.
      Kocaman sevgiler ve dualarımla.

      Sil
  3. En mükemmel zaman hiç yok. Sadece hissettiğin zaman var, eş olmayı ya da anne olmayı...
    Ben sana göre geç annelerdenim. (benim büyük oğlan ben 50`ye merdiven dayamışken ancak üniversiteye gider:))
    Avantajı var elbet. Düşünerek, bilinçli bir annelik yapmaya çalıştım ve çalışıyorum.
    Ama etrafımda kimseye çocuk yapın, dünyanın en güzel şeyi demem, diyemem. Bu sadece uzaktan sevme meselesi, sevimlilik, güzellik değil. (keşke öyle olsa) Kendinden bir şey katacaksan, vakit ayırabileceksen, çocuğunu insani değerlerle büyütebileceksen doğur derim hep. Kariyer peşinde olanlar ise bu işe hiç bulaşmasınlar. Kimse kızmasın ama etrafımda örnekleri çok maalesef.
    Oğlunu bağımlı yapmamakla en iyisini yapmışsın. Bizim görevimiz onları hayata hazırlamak, onların hayatına saygı duymak.
    Ben de senin gibi yapıyorum. İkisi de arkadaşlarında kalmaya gidebiliyor, anneme gidiyorlar tatilde, kamplara gidiyorlar vs.

    Sen zor bir çocukluk geçirmişsin okuduğum kadarıyla. Ama ben eminim sen çocuğun için elinden geleni yapıyorsun ve dediğin gibi aslan gibi bir evlat geliyor:)
    Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semi'm çok çok doğru diyorsun, bende sadece çok sevdiğim ve tanıdığım yakınlarıma yapın diyorum ama söylüyorum da "zor iş kardeşim çocuk büyütmek, iyi düşünün" diye. :) Zaten başkasının aklı ile yapılacak şey değil ne evlilik ne de çocuk. Bu konudan müzdarip olan çok büyüğümü, çok arkadaşımı gördüm. Evlendirilmiş, aile çocuk yapın diye zorlamış bunlar da yapmışlar! Sonuç da bol travmalı, bol sıkıntılı bir nesil.
      Çok tatlılar ya hepsi Semi :) Heyecan kaplıyor içimi çocukları düşününce, seninkiler, benimki, arkadaşları hepsi... çok mutlu ediyor varlıkları. Hepsi birer aslan, kaplan.
      Kocaman sarıldım sana da oğlarına da. Sevgiler xx

      Sil