10 Aralık 2012 Pazartesi

Bir Haller Var Üzerimde

Yoktum gene, iş peşinde koştum, aş peşinde koştum. Bankalar gene bir güzel taciz etti beni yok meşe paketi, yok odun paketi diye diye hesaplarımı altüst ettiler sinirlerim bozuldu. İş için seyahate çıktım. Görmediğim yerleri gördüm. Kısmetimde, çok merak ettiğim, Paris'e sevgilimle değil patronumla gitmek varmış. Hoş, hiç romantik gelmedi bana şehir. Ağaç dibleri, su başları daha romantik bence. Doğa romantik. Ama gezdik. İçimde yalnız olacağım yere kaçtım, tek başıma keyfini çıkardım dolaştığımız 2 saatin. Oğlumu babasına bıraktım, stres oldum. Velet oraya gidince başka bir insan olarak dönüyor, düzen alt üst oluyor. 
Bu arada şirketteki meselelerini de tek tek halediyorum. Gittim konuştum, ofis politikalarına yeter dedim; mobbing yapılıyor durun artık dedim. Tabii kimse kaale almadı beni ama ben fena güçlü hissettim arkadaşlar. Yolunda gitmeyenin farkına varıp dur demek çok önemli bir şey. "Herkes kendi işine baksın kardeşim" dedim, dedim ama bir korktum sormayın. Bir oda dolusu erkek, bir de ben. Sesim titriyordu, alt dudağım da. Ama yetmişti artık. Gruplaşmalar, dedikodular, cinsel imalardan bıkmıştım. Bıkmak bir kenara kendime değer vermiyorum dedim. İş yapacağım diye çekmek zorunda değilim bu tantanaları dedim. Artık o kadar güçlüyüm ki, kovulursam bile umurumda değil. Ya bu iş düzgün yapılacak, yada ben kendi yoluma bakacağım. Biraz sıkışırız olan o olur daha önce yaşamadığım bir şey değil neticede. Allahın izniyle geçindiririm kendimi de oğlumu da! Kimseye muhtaç olmadım şu ana kadar, olmam da.
Çok uzun zaman oldu yazmayalı. İçimde patladı kelimeler, parmaklarımın ucuna kadar geldi düşüncelerim yazamadım. Huzursuzum aslında, yapmam gerekeni yapma zamanı geldi. Nicedir yazmak istiyorum. Kaç kere başladım. İçimde bir hikaye var büyüttüğüm yıllardır ama bir cesaret oturup da kağıda dökemedim. Hep bir bahane koyuyorum önüme. Vakitsizlikten dem vuruyor, imkansızlıktan bahane üretiyorum. Esas meseleyi görmezden geliyorum. Aslında hazır olmadığımı biliyorum çünkü yapamayacağım diye korkuyorum, elimi uzatıp bir kalemi tutmak için ne kadar cesur olmak gerekir ki halbuki değil mi? Vermezsin kimseye kardeşim okumazlar, utanca da gerek yok... oldu bitti!
Korkularımı bir kenara bırakıyorum şu an itibariyle sayın seyirciler. Korkularımla yüzleşmek mi? O da ne demek? Yok öyle bir şey diyorum ve yok ediyorum o duyguyu içimden. Yüzleşeceğim bir tek ben varım bende... heyt!
Bu arada Myles Kennedy geliyor Türkiye'ye. Kısmet olursa 2 Şubatta ben oradayım. Haydi beraber gidelim:-

 

6 yorum:

  1. Hadi o zaman bu güçle durmadan devam...!
    (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadydiiiiiiiiinnn :) hop :)) sevgiler.

      Sil
  2. O konsere ben de gitmek istiyorummmmm!
    Paris`i görmüşsün, değişiklik olmuş sana. Bir şehri tanımak için yaşamak lazım, kısa süreli ziyaretler fikir sahibi olmak için iyi.
    Çok turistik yerler beni iter genelde. (bir yanım ben de göreyim der, o ayrı)
    Ya da vakit olacak, şehrin sokak aralarını göreceksin, köyleri ziyaret ederceksin, farklı tatlar, mutfaklar keşfeceksin....
    Çok şey istiyorum farkındayım:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gidelimmmm :) Hepsine gidelimmm!
      Çok şey istemiyorsun Semi ya... gezgin bir yapın var işte en doğru şeklini istiyorsun :) İste, iste ki Allah versin :)) Gel güneye beraber gezelim arka sokakları :)

      Sil
  3. MERHABALAR ZEVKLE OKUYORUM SİZİ...BENDE KZIMLA YENİ BİR HAYATA ADIM ATMAYA ÇALIŞIYORUM.ÖNERİLERİNİZE VE TECRÜBELEİNİZE İHTİYACIM ÇOK VAR OLCAKTA...SEVGİLERRR ELİFFF

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Elif. Bende bir faydam olursa sana çok mutlu olacağım. İstediğin zaman buradayım, mail de atabilirsin. Profesyonel değilim ama paylaşınca tüm yükler daha kolay taşınıyor :)
      Kocaman sevgiler ikinize. Dualarım sizinle.

      Sil