13 Eylül 2012 Perşembe

Sonbahar Geldi, Hoşgeldi!

Aslında acele ettim bu yazıyı yazmak için. Daha vakit var, hemen yazmasam da olurdu. Biraz da erken yazıyor olmak özellikle bu konuda şımarıklık ama dedim ya az önce, kendimi biraz buldum sonunda. İçimdeki yeni enerji sebebiyle içimden akan düşünceleri anında buraya dökmek istedim.
Az önce oğlumla konuştum telefonda. "Biliyorsun" dedim "pazar günü benim doğum günüm. Bence sen bir plan yap, bizi bir yerlere götür" dedim. "Ben kullanırım arabayı, sen bana söylersin ben de bizi götürürüm" dedim. "Bir de" ekledim "bana bir sürpriz düşünürsün artık". Karşı taraftaki minik adam sabırsızca "tamam anne, tamam tamam" dedi kapattı. Biliyorum ki düşünüyor bir şeyler kerata. Bana 3-4 ay evvel vermişti zaten hediyesini ama olsun. Malum bizim yanımızda bir eş yok, özel gün kutlaması nasıl yapılır, bir kadına, özel bir insana özel bir günde nasıl davranılır gösterecek biri yok. Bende durumu ele almaya karar verdim. Sadece ben değil, arkadaşlarının, nen teyzesinin, sevdiğimiz insanların özel günleri, bayramları, yılbaşıları nasıl kutlanır hep göstermeye çalışıyorum. Valla bu sene güzel bir plan bekliyorum kendisinden. Beklentim yüksek, öğrenmeli bu işleri de. Zorla olacak ama sanırım öğrenmesinin yolu bu. Sadece ona yapılmasını değil, başkalarına da yapmayı öğrenmeli. Eee... anasından daha önemli kaç kişi var :) şimdilik en azından!
Diğer bir yandan geçen gün şöyle bir düşünce geldi aklıma. Bizler hep yıl başlarında geçen yılı değerlendiriyoruz. Yeni yıl'a dair planlar, umutlar yapıyoruz. Aslında bunu 31 Aralıkta değil, her doğum gününde yapmalıyız. Geride bıraktığımız yaşımızda neler öğrendik, nasıl olgunlaştık, kayıplarımız kazançlarımız nelerdi oturup düşünmeliyiz.
Eh...eliniz mahkum! Benim yılımı da okuyacaksınız. 

Bu yıl kaybı öğrendim.
Sevdiğim büyüğümü kaybettim. Yüreğimi yerinden oynattı, beni sarstı gidişi. Şimdi düşünüyorum da, alışamamışım bu eksikliğe. Oğlumun dedesiydi, onunla kalem tutmuş, boya, resim göstermişti. 
İnsanın sevdiğini, hayatını kurmayı düşündüğü, beraberinde hayal kurduğu geleceği planladığı kişiyi kaybetmesinin ne demek olduğunu öğrendim.
Bağırıma taş bastım sevdiğime inandığım insan'a karşı hak ettiğimi düşündüğüm duyguları, güvenceyi istedim. Güvendiğim insanlara dost dedim, dostluklarının yalan olduğunu gördüm, onları da kaybettim. 
Bir babanın babalığının lafta olabileceğini öğrendim. İnsanların para uğuruna evlatlarının, yeğenlerinin, dostlarının hakkını yiyebileceğini!
Bazı insanların asla affetmediğini, kızgınlıklarının sonsuza kadar sürdürüp kendilerini sonsuz bir karanlığa sürüklediğini öğrendim.
İnsanların çoğunun yüreğine sevginin beraberliğin değil, paranın, gücün cesaret verdiğini öğrendim.
İnsanların kendi çıkarları uğuruna verdikleri sözleri tutmamayı bile becerdiklerini öğrendim.
Çok az insanın gerçek aşk'ı tanıdığını öğrendim, çoğunun asla tanımayacaklarını.
En iyi sevgilinin en iyi dosttan çıktığını öğrendim. Dostluğun, aşkı büyüttüğünü.
Sevdiği için tüm vaktini eşinin ailesi ile geçiren bir arkadaşımı öğrendim. Bir anda nasıl bir aileye sahip çıkılabileceğini gördüm onda. Sevdiklerini elleri ile toprağa veren kadınlar tanıdım.
Yükselmek için dibe batmanın gerekli olduğunu öğrendim.
İnsanların mutlu olmayı da mutsuz olmayı seçebildiğini öğrendim. Kişiliğin erken yaşta oluştuğunu da.
9 yaşında bir erkek çocuğuna annelik etmeyi öğrendim. Büyüme ağrılarını hatırladım yine. Sadece eklemlerde, kemiklerde değil zihnin de ağırıdığını aklın da uzadığını hatırladım tekrar. Büyüyen çocuğum için sevindim, geleceği için daha çok korktum bu sene.
Hayatın içinde acı olduğunu, acısını benimsemeyi öğrendim. Affetmeyi öğrendim. Başıma gelen iyi ve kötünün Allah tarafından geldiğini, hepsinin birer armağan olduğunu öğrendim. Kardeşlerimi, annemi yeniden tanıdım.
İnsanın egosunun ne kadar kırılgan olduğunu, şişip böbürlediniğimiz her şeyi bulduğumuz gibi kaybedebileceğimizi öğrendim.
Sesimi buldum ben bu sene. Kalemimi yeniden tuttum.
Geçiştirdiğimiz, ertelediğimiz her şeyin bizi birgün yeniden bulacağını, yaşamamız gereken derslerden kaçamayacağımızı öğrendim.
En iyi arkadaşımı önce kaybettim sonra buldum. Beni benden daha iyi tanıdığını öğrendim.
Komşularımı, komşuluğu öğrendim. Kadınların ne kadar çok ezildiğini ama ne kadar güçlü olduğunu gördüm. En zor şartlarda dünyaya gelecek olan bir bebeğin, ne kadar çok umut getirebileceğini gördüm.
Dünyada çok çirkinlik olabileceğini gördüm. Müziğin ne kadar sihirli bir güç olduğunu yeniden gördüm.
En çok da ülkemi sevdim bu sene. Bağımsızlığımızı hatırladım. Bize normal gelen özgürlükler için ne çok insanın ne çok kan ne çok göz yaşı döktüğünü hatırladım.
Hayallerin peşinden koşmanın ne demek olduğunu yeniden hatırladım...
Korkuyorum elbet ama her gidenle de yeni birşeylerin geldiğini de öğrendim artık...korkunun yersiz olduğunu öğrendim. Kaybettiğim herşeyden, her gidenin arkasından birşeyeri kazanmayı da öğrendim.


Bir kuşun kanadına tutundum, uçtum. Hala konmayı bekliyorum beni yeni yaşımda bekleyen yeni diyarlara.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder