27 Eylül 2012 Perşembe

Bekar Anne ve Eski Koca'nin Yeni Manitası

Az önce mesaj attım dostlara. "100. yazımı yazdım" diye. Halbuki yazıp da yayınlanmadığım 3 yazım daha varmış. Yani okuyucu, size her şeyi anlatmayabiliyorum. Fakaaaat, anlatmak istediğim bir mevzu var.
Bekar anne eski kocanın yeni sevgilisini görür!
Bunu nasıl mı yapar?
İşte bu kısım süper eğlenceli.
Malum 100 yıl evli kaldık, netice de bir çok ortak arkadaş vs vs derken sanal ortamda o beni olmasa da ben onu görebiliyorum (sanal ortamda görebilme olayı ne kadar psikopat değil mi?). İş yerinde canım acayip sıkılmış, önemli bir projenin sonucunun gergin bekleyişi esnasında canım hiç bir şey yapmak istemiyorken ben bir şekilde eski kocanın yeni sevgilisinin resimlerine ulaştıııımmm. Vallahi, inanın bana özellikle yapılmış bir ar-ge yok ortada. Tamamen tesadüf! Hatta bu tip şeylere o kadar karşıyım ki eski erkek  arkadaşımın internet üzerindeki herhangi bir üyelik, hesap ve bilumum bilgilerini öğrenmek bile istememiştim (ama güven oluşması için kendi tüm hesaplarımı ifşa etmişim ki, salak olduğum ve ona karşı içimde bir şekilde bir tür güven oluşturduğum günlerdi - aslında normal süreçti ama... neyse şimdi anlatacaklarım daha eğlenceli). Ya insan elinde bir tür araç olunca illa ki kullanmak istiyor, başımıza ne gelirse meraktan geliyor ya!
İşte bugün eski kocanın yeni sevgilisi ile fotoğraflarına ulaştım. Valla, insan üzülür değil mi, içi bir buruklaşır, bir tuhaf olur değil mi? Yok valla. İlk iş fotoğrafları Nen'e ilettikten sonra, affedersiniz kıçımız yarıla yarıla dalga geçtik. Yetmedi, işler yoğunlaşınca bu işi bir araya geldiğimizde beraber yapmak için konuyu bekletmeye aldık. Tamam dedikodu kötü günah da, durum çok komik! Görseniz anlarsınız ne demek istediğimi!
Şimdi eski koca'yı anlatmak için sayfalarca yazı yazmak gerek. Ama bu kızcağız, ah zavallı kız. Bir aşık, bir ümitli sormayın. Gözleri parıl parıl. Eski kocaya sorduğumda ise ilişkilerinin gidişatını, oğlumla tanıştırıp tanıştırmayacağını vs (ki tanıştırdı ben biliyorum o söylemese de) ilişkinin gelip geçici olduğunu söylüyor. (Genel anlamda) Erkek milleti o kadar egolarının oyuncağı oluyorlar ki, emin olun bunu kalbimi kırmamak adına filan da söylemiyor. Biliyorum ki, zincirlerdinden koparılmış gibi her dişi kişiye atlıyor kendisi. Kıza dua ettim. Valla! Ben yandım, bir de bu yanmasın.
Ama kızdım da bu adama!
Herif, resmen bar-mar, parti, disko - disko takılıyor, param yok diye ağılıyor, oğluna 10 TL harçlık vermiyor ya... babayım demesin kendine valla. Bir de iki gün sonra evlenirse, "bu da cici-annen oğlum" demesin vallahi parçalarım! Önce baba olsun, görevini bilsin! Bugüne kadar saygı çerçevesinde bahsettim kendisinden, hep alttan aldım ama çocuk yetiştirmenin zorluğunu büyüyen evladımla gün be gün daha fazla hissederken, her gün yorgunluktan içim sızlarken bunun bu hallerinin fotoğraflı olarak görüyor olmak, kendisine dair son saygı, sevgi ve anlayış kırıntısını yok etti. Tamam yumuşak bir insanım da bu kadar da değil. Yap görevini sonra git kiminle ne yapıyorsan yap değil mi???
Ama klasik hikaye bu, hepimiz duyduk. 
Çıkacak bunun karşısına dişli bir leopar. Parçalayacak!
Eeee müstahak da....
Bu arada okuyucu, hani ego değil ama ben hakikaten çok daha aklı başına ve fiziksel görüntüsü itibariyle eli yüzü düzgünmüşüm de çok gelmişim bu adama! Neyse canım, herkes olduğu gibi mutlu olsun, kötüler uzak dursun da!

4 yorum:

  1. Allah ıslah etsin! ve hepimizi iyilerle karşılaştırıp bizi de iyilerden etsin..

    YanıtlaSil
  2. Blogunuzu yeni farkettim ve okuduklarıma çok üzüldüm. Elin adamı geliyor ve hayatımızın içine ediyor işte. Sonra toparlan toparlanabilirsen.
    Herkes sizin gibi güçlü de değil, elinde çalışma imkanı olmadan bu çileyi çekenler de ayrı bi konu...

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Sizin blog da süper, çocuklarınız maşallah çok tatlılar, Allah sağlık versin sizlere.
      Allah'a şükür çok şanslıyım ben, evet. İşimin olması beni güçlü kılıyor! Var öyle, şiddete, aldatmaya katlanmak zorunda kalan tanıdığım kadınlar. Sırf çalışamadıkları için veya kazançları yetersiz olduğu için. Devlet bir el uzatsa...ama o kadar yetersiz ki imkanlar yapılan işler düzensiz, aptalca ve özensiz. Onların sonucu da ortade ne yazık ki.
      Toparlanıyoruz, gerçekten de zamanla geçiyor. İş ve sağlık olsun, bir de olaylar ile dalga geçebilme yetisi, herşey düzeliyor.

      Sil