27 Eylül 2012 Perşembe

Bekar Anne, Sorumlu Veli

Malum okullar açıldı, koşturmaca, yeni kitaplar, defterler, beslenme çantası hazırlıkları, "Anne ödevimi sabah yapabilir miyim?" "Hayır efendim!!! Ödevler akşamdan Bİ-Tİ-RİL-E-CEEEEKKK" konuşmaları derken geldi çattı veli toplantısı günü.
Çok ama çok, çok yoğun bir iş gününün ortasında okul'a gittim. İlk işim toplantının yapılacağı sınıfın en arka sırasına gidip cep telefonumu oradaki fişe takıp 2-3 e-mail cevaplamak oldu. Arkasından anneler sürüsü daldı sınıfa. Hepsi en ön sıralara yerlerini aldı, öğretmen girdi toplantıya başladılar.
Bu sene, verilen ilk görevi alamaya kararlıydım çünkü tecrübeliydim ya... öğretmen temel, dışarıdan haledilecek işleri önce anlatıyor, sınıfa yapılacak olan bilmem ne kermesi için kurabiye pişirimi türü olan ve benim hiç yapamayacağım en afilli işleri sona bırakıyordu. Meğerse tek görev varmış bu sene ben de ona atladım! En kısa süre de çözmem gereken acayip bir görevim var: sınıfın projeksiyonu taşınacak.
Link
Bu kadar dar vakitte bu işi yapamam diye kendime biraz kızarken, 'böyle ehmiyetli bir işi üstlenerek çocukların eğitim ve öğretimine katkıda bulunuyorum, vay efendim olur mu hiç projeksiyonsuz eğitim, katiyen buna izin veremem' diye üstün görev bilinci ile bu işe el attım. Öğretmen yavaşça yaklaşıp bana, "Eğer durumun uygun değil ise, masrafı bölüşürüz" dedi sağolsun. Az kalsın elimi göğüsüme vurup "Evelallah hoca, halimiz yerinde. Hallederizzzz!" diyecektim. 
Hakkikaten de kendimi sınıftaki tek baba gibi hisettim. 
Aman allahım. Nedir bu annelerin çilesi. Nedir bu hormon delirmesi. Yok çocuk öğlenci, devamlı TV izliyor sabah, yok ödev yapmak istemiyorlar, öğretmen çocuklarla konuşsunmuş da evde çocuklar annelerinin sözünü dinlesinlermiş, mezuniyette ne yapılacakmış bu sene vals mi, halk oyunları mı! Ya okul yeni açıldı, aşırı hormonlu anneler tutturmuş mezuniyet töreni diye. Ya bismillah bacım, ne acelen var da çocuğu iki dakikada mezun ediyorsun ki mezuniyet ne ya? Okul bitti mi? Yooo! Üniversiteye mi gitti bu çocuk??? E ne mezuniyeti? Ayrıca öğretmen çocuğunuzun ev disiplini verecek diye, sınıfta enerjisi kalmadı canım! Kendi ebeveynliğinizi kendiniz yapın kardeşim!
Düşündüm sonra, heralde dedim babalar çok inaktif evde ki bu kadınlar yorulmuş durumda çocukların enerjisinden, öğretmenden medet umuyorlar. Bilemedim! Öğretmen takım elbiseli, şık tuvaletli akşam yemeği mezuniyetinden bahsederken topuklarım kıçıma vura vura okuldan çıkıyor, işe geri dönüyordum; kafam da bir kere giyilecek olan takım elbise maliyeti hesabı! Götürmesen çocuğu olmaz şimdi! Ben yapardım halbuki onlara evde parti, daha ucuza ama neyse artık. Sosyalleşmek lazım!
Bu arada oğlumun sınıfından bir çocuğun annesi ile aynı günlerden boşanmıştık. Kadın 1 değil, 2 değil 3 erkek evlat ile bir başına kalmıştı. Yıllar sonra işe girmek, çalışma stresi derken bir hayli yıpranmıştı. Bu dönem ilk defa gördüğümde o yorgun kadın gitmiş, bakımlı, şık, parlayan bir kadın girmişti sınıfa. Evlenmiş! Yeni eşi de maşallah çok kibar biri. Çocuklardan en ufaği ile gelmişti toplantıya, ortancanın velisi olarak. O çocukla o kadar güzel ilgileniyordu ki, ufaklık üvey babasını öpücüklere boğuyor, sırtından inmiyordu. Hem çocuklar hem de kadın adına çok çok sevindim. İtiraf etmeliyim içim burkuldu biraz, benim oğluma böyle davranan biri çıkmadı karşıma henüz diye. Sonra akşam geç saatte işten çıkıp, aşırı (AMA GERÇEKTENDE ÇOK AŞIRI, NEREDEYSE AĞLAMAMA SEBEP OLACAK DERECEDE) yorgun bir halde arabada eve giderken, aslında böyle çok ama çok mutlu olduğumu ve aslında "ben projeksiyonu halederim ablacım siz merak etmeyin, çocuklarımızın eğitimdeki başarısı için herşeyi yaparım" hallerimin beni acayip bağımsız yaptığını gördüm. Şu anda gerçektende hayatımı komplikeleştirmek istemediğimi düşündüm, netice de bu bekar anne hem oğluna da yeter, hem de kendine. Allah biliyor da yolumu böyle çiziyor. 
O değil de arkadaşlar, projeksiyonu elektirkçi çeker mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder