6 Haziran 2012 Çarşamba

Dolmuş

Arkadaşım Nen(sonunda) bir blog açtı - cokuseniyorum. Okumanızı tavsiye ederim. Yazarken "boşluğa" yazıyor. Ben ise onun aksine boşluğa değil bekar anneler için, birileri okur ümidiyle açtım burayı. Belki dedim, benim deneyimlerim ve yaşadıklarım birilerine "ah, yalnız değilim" mesajını verir. Çok akıllı, süper deneyimliyim ya! Kendi kendimi kandırdım. Her şey yolunda gidiyormuş gibi davrandım. Yaşadığım son yeni bir başlangıç olacaktı, yok efendim benim gibi şiddete ve aldatmaya maruz kalmış kadınların onları esir alan acı dolu günlerinden kurtuluşunu takip eden günlerde yoldaş olacaktım. Bin tane fikrim var da sanki hepsinin ucu birbirine değiyor! Bekar bir kadının bir anne olarak yeniden arkadaşlıklar kurmasını, eski arkadaşlarıyla ilişkilerini, iş yerindeki deneyimlerini, sevgilisinin olmasını, maddi kaygılarını, eski eş ve ailesi ile ilişkisini ve en, en önemlisi çocuğunun sorumluluğunu nasıl tek başına aldığını yazacaktım. Kendi hatalarımdan ders çıkarıp benzer durumda olanları "Aman! Ben ettim siz etmeyin" diyecek, becerebildiğim şeyler konusunda "Ben denedim, valla oldu. Sizde deneyin" diyecektim. 
Ama 1 yılı geçti...nasıl bir aptal cesareti ile böyle bir sorumluluk almışım. Bu kadar zaman sonra yazmaya korkar oldum, birilerini kıracak birşey yazarım diye. Arkadaşım Nen'ın yaptığı gibi boşluğa seslenseydim de, sesimin nereye çarptığı belli olmasaydı daha iyi olurdu sanki. Beceremedim ben bu işi. Diğer anne blogları gibi sadece çocuğumla alakalı yazamadım. Bir sürü konu hakkında fikrim oldu ve kendi kendimi sıktım, sıkıştırdım. Bu nedenle dir ki çok uzun bir süredir yazmıyorum. Kendimi strese soktum yani!
Bu arada bin türlü şey oldu tabii. Boşandıktan sonra görüşmeye başladığım kişi ile ayrıldık. Bekarannelere ders olsun. Çocuk olunca erkekler korkuyor sanırım. Hoş bizdeki durum bu kadar basit değildi, bana söylediğine göre olmamış, olamamış sevgililik durumumuz bende biraz fazla üsteledim durumu, duygularından emin olmak istedim zorladım sanırım ama en önemlisi ayrıldıktan sonra öğrendiğime göre çocuğumun olması bir hayli sorunmuş. Hele hele benim gibi 30'lara gelip de aynı yaşlarda hiç evlenmemiş bir adam çıkınca karşınıza, unutmayın ki arkasında bekleyen ailesinin ve onun kafasının bir yerlerinde beli lal kurdeleli, ak gelinlikli güzel ve genç bir gelin olma ihtimali yüksektir. E, sizin de durumunuz bellidir. Bekar olsanız da evlenmiş, boşanmışsınızdır ve sorumluluğu alınacak bir de çocuk vardır. Bir nevi tarihi geçmiş gibi oluyorsunuz! Ne kadar iyi niyetli olursanız olun veya karşınızdakinin niyeti ne olursa olsun, bu bir yerlerlerde çarpacağınız bir duvardır. Elbet böyle düşünmeyen insanlarda vardır ama ben henüz karşılaşmadım.
Ben bu ayrılık konusunda üzüldüm tabii ama üzülmekten ziyade kırıldım. Hep açık, net ve dürüst davrandım ama yetmedi, hayatımı açtım olmadı. Üstüne üstelik çocuk olayı daha sonra karşıma sorunmuş gibi çıkınca içim acıdı. Sanki çocuğum 1 aylıkmış gibi. Ya da...yeni boşandığım için biriyle beraber olmamın tek sebebi "eğlence" amaçlı olacakmış gibi, sanki ciddi bir ilişkiyi, sevilmeyi ve hatta ve hatta sevmeyi hak etmiyormuşum gibi oldu. Garip oldu yani, tuhaf bir duruma düştüm.
Ama bu deneyim bana ders de oldu. Bendeki tepkileri, seçimleri tetikleyen detayları bulmaya çalışıyorum. Böylece aynı hatalara tekrar düşmem değil mi? Sanırım arkadaşlarım haklıydı...acele ettim! Hem yanlış da anlaşıldım sanki. Bir de birbirine uygun olmama durumu oluşabiliyor ama bu durumda ben onu da anlayamamışım. Meğerse işaretler gerçekmiş, sinyalleri verilmiş ama ben göremeyecek kadar aptalmışım. Konuşmuştuk bir kaç defa bu konuyu, denendi olmadı! Yapacak birşey yok.
Boşanmış bir kadın için bu tip kalp kırıklıklarını atlatmak daha kolay. İnsanız neticede, acıtıyor, üzüyor ama neler yaşadık boşanırken ve daha da önemlisi evvelinden. Bu da ilk hayal kırıklığı değil ama artık benim şahsen pek gücüm yok bu yüzden umarım son olur! Zordur biliyorsunuzdur, duygulara rağmen mutlu ve huzurlu olmayı seçmek, ama cesaret ister ve uzun dönemde de doğru olandır. Hepimiz biliyoruz ki mutsuz bir ilişkide olmaktansa tek başına olmak daha iyidir ve ben özellikle kimsenin mutsuzluğuna sebep olmak istemem.
Bu arada acayip sporcu oldum :) her gün spora gitmeye başladım. Deli gibi koşturuyorum. Kilomda bir değişiklik yok, zaten çok da dert etmiyorum ama daha güçlü olmak istiyorum. Fiziksel olarak güçlü olursam, duygusal olarak da sertleşirim gibi geliyor keza çabuk ağlayan tiplerdenim :))  Çok sinir bozucu ve bir o kadar da utandırıcı bir durum! Oğlumla film izliyoruz, yeni insanlarla tanışıyorum, arkadaşalarımla görüşüyorum, şehir dışından arkadaşım ziyarete geldi, annem geldi gitti, babam bile aradı beni (seneler sonra ve bu da ayrı bir konu başlığıdır). İş derseniz de her zamankinden daha yoğun ve karmaşık. Hayat olması gerektiği gibi koşuşturmayla devam ediyor. Başka gelişmelerde var tabii. Tek konumuz sevgili meseleleri değil tabii ve bu gelişmeleri ayrıca uzun uzun yazacağım!
Konser ateşim (Concert Fever?) tuttu. Okullar tatil olurdu da sıkılmaya başladığımız yaz aylarının ortasında Eylül'ü gözlerdik ya, okul açılacak arkadaşlarımızı göreceğiz diye... bu sene bende aynı heyecan var! RHCP gelişini dört gözle bekliyorum! Konuyla alakalı olarak da...Snow ve Someone. Kimbilir, orada RHCP sever biri ile bile tanışırım :)) Sizde gelmek istermisiniz konsere?

4 yorum:

  1. 1. sporcu olmana ba-yıl-dım!

    2. biten ilişkin konusunda biraz üzüldüm. aceleci olduğunu düşünmüyordum, ancak senin de bahsettiğin durum (beli lal kurdeleli, ak gelinlikli güzel ve genç bir gelin) malesef toplumumuzun vazgeçilmez bir ön yargısı haline gelmiş.

    3. kıyaslanamayacak olsa da benzeri bir vakayı ben de yaşadım. işyerinde bana yakın davranan birisi vardı, hoş biri yaşı benden biraz büyük ,henüz evlenmemiş. önce küçük tatlı sohbetler, hoş imalar, beni lise günlerindeki kadar heyecanlandıran bir çıkma teklifi.. sonra masamdaki fotoğrafın benim oğlum olduğunu anlayınca (yeğenim falan sanıyormuş) adeta vebalıymışım gibi uzaklaştı.

    denemedi bile.

    sanırım önyargıyı yıkmak atomu parçalamaktan bile daha zor.

    BB

    YanıtlaSil
  2. Sanırım doğru kişi olsa, gerekli savaşları verirdi değil mi BB. İş yerinde de daha dikkatli olmanda fayda var. Ön yargı dedik ya...anlatamazsın da sonra insanlara! Oradaki zamanın tatsızlaşmasın!

    YanıtlaSil
  3. Merhaba..
    Öyle bir zamanda bloğuna rastladımki öyle iyi geldiki bana yazında anlattığına bence ulaştın bende bekar bir anneyim ve kendimi o kadar yanlız hissediyordumki şu an seninle tanışıp sarılıp ağlamak isterdim sanki o yıllardır yanımda olan insanlar yabancı ve sen hep tanıdığım birisin öyle ihtiyacım vardıki benim gibi sorunlar yaşayan insanlara bu sorunları yaşamana sevinmiş gibi oldum ama aynı şeyleri yaşadığım birilerinin olduğunu görmek çok iyi geldi.Bende bekar bir anneyim 7 yaşında bir kızım var ve senden farklı büyük bir sorunum daha var annem ve babamla beraber yaşıyorum bunun nasıl bir sorun olduğunu anlatmak için bir blogda ben açsam iyi olabilir aslında:)) yazdığın bütün yazıları büyük bir keyifle ve gözlerim dola dola okudum bu yazma isteğin hiç bitmesin ve bir gün biryerde karşılaşırsak veya karşılaşmasak bile bir insana mutluluk ve huzur verdiğini bilmeni istedim seni takip etmeye devam ediyorum umarım bizlerinde yanında olabilecek sevmeyi bilen ve yaşadığımız tecrübelerden bizi suçlayan değilde tecrübelerimizden yararlanıp yanımızda gelişmek ve mutlu olmak isteyen insanlarla karşılaşabiliriz çok öpüyorum seni ECE.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günaydın Ece :)
      Okuduğun için teşekkür ederim. Tabiiki ben seni daha çok tanıyor gibiyim keza aynı şeyler yaşamış gibiyiz. Kendini yanlız hissetmen için bir sebep yok. Öncelikle sen, ben gibi çok kadın var ve en büyük ümidim bizim gibi bekar annelerin bir araya gelip sesimizi duyurabilmemiz ve yeterince güçlü ve bağımsız olabilimemiz ki ailelerimize bağımlı kalmadan, "başımıza" illa bir koca, baba ve anne olmadan yaşayabilmemiz. Boşanmanın ayıp olmadığını, bekar ebeveynliğin zor olduğunu ama yapılabileceğini gösterebilmemiz. Yazabilirsen çok sevinirim, blog aç, istersen buraya yaz çünkü eminim ki ailenle olduğun için çok daha fazla zorlanıyorsun; birde onların sorumluluğu var ister istemez. Hem karşılaşırız ya :) öyle deme. Ben bir e-mail açayım burası için, bana yazarsın ayarlarız. Yakındaysan hemen değilsen ben oralara gelince görüşürüz.
      Mutlu anneler mutlu çocuklar demektir bunu unutma Ece. Hele kızın var, seni model alacak unutma. İyi olman için iyi olmamız için bir arada elimizden gelenini yapacağız. Ben bu blogu bunun için açtım, genelde paso söyleniyormuşum gibi görünsemde :))
      Sevgiler, kızı öp benim için.

      Sil