13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler

Tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Oğlum bana küçük bir kutu içinde, yaptığı oyun hamurundan yaratık hediye etti. Günler öncesinde hazırlamış dayanamamış vermişti. Babası da aradı anneler günümü kutladı. Teşekkür ettim kendisine, nasıl oldu da bizden bu kadar mükemmel bir insan çıktı diye dalga geçtim; homur homur her zamanki gibi sadece kendisini, kendi derdini ve kendi işini gücünü anlattı kapattı. Vallahi sağ olsun, o adam olmasaydı hayatıma oğlum girmeyecekti (başka bir adamdan başka formatta bir çocuk olacaktı mutlaka ama bu değil ve şükürler olsun ki çok şanslıyım bu çok akıllı ve tatlı ve komik bir çocuk). Ona sevgi ve akıl diledim, tatlı bir hatıra canlandırmaya çalıştım kendisiyle alakalı bir anlık bir beyinde elektriklenme oldu bir şeyler canlandı ve saniyesinde kayboldu! Kendime "Affettim onu, Allah'a havale ediyorum onu" mantramı tekrarladım sonra "Ne salak bir durum ya" diye kendi kendime güldüm. Bu arada oğlum ve bizde kalan arkadaşı bana garip garip baktılar dışarı oynamaya kaçtılar. Beş dakika sonra mutfak penceresini tıklatıp beni çağırdılar. Su veya çikolata istediklerini düşünerek gittim ki en tatlı ifadeleri ile bir ağızdan "Anneler günün kutlu olsun ve geçmiş olsun" dediler bana. Yarabbim, küçük erkek çocukları ne kadar komik ve şeker oluyorlar. Büyük adam olunca nasıl oluyor da tatlılıkları kayboluyor anlamıyorum. Tüm arkadaşlarıma söylüyorum. Kız çocukları ayrı cimcime oluyorlar ama erkek çocukları 4-5 yaşından sonra inanılmaz bir espiri yeteneği ediniyorlar ki en pis, kokulu ve terli hallerindeyken bile yaptıkları ve söyledikleri ile dünyanın en şeker yaratıkları oluveriyorlar. Benim günümü kutladıktan 2 dakika sonra yine mutfak penceresini tıklatıp benden bir adet makas, böcek için kavanoz, stretch film, çikolata, su, yaralı kol için Bepanthene istediler! Yorucu bir gün oldu, 10 defa pencereye kalktım, servis yaptım. Eve girmeye çalıştıkça, güzel havadan faydalansınlar evde TV izlemesinler koştursunlar diye bahçeye kovaladım v.s. ama iyiki varlardı, hele dün çok ihtiyacım vardı kafamın dağılmasına...
Ne yazık ki son zamanlarda karşılaştığım onlarca problemler arasına yenisi eklendi ve cumartesi sabah erken saatlerde teyzem işe giderken trafik kazası geçirdi. Yurt dışında yaşayan teyzemi ilk müdahale için en yakındaki sağlık merkezine, arkasından da helikopter ile üniversite hastanesine götürmüşler. Beyin kanaması geçiren teyzem şu anda şükürler olsun ki fakat bundan sonraki yaşantısı boyunca üzülmeyecek, sinirlenmeyecek yani tansiyonunun fırlamasına yol açacak hiç bir duygu değişikliğini yaşayamayacak. Bizimkisi gibi duygusal bir aile için bu da yeni bir sınav. 
Anneler gününü annem için ve anne yarısı dünyanın en iyi insanlardan biri olan teyzemin sağlığı için kaygılanarak geçirdim, dua ettim, oğluma dua ettirdim. Şükürler olsun ki iyi, dünyanın her bir yanına dağılan aile tek tek vize başvurularını yapıp yanına gidecek, ben ne yazık ki gidemiyorum.
Ailemden çok uzun süre uzak kaldım. Evlendiğimde evliliğimi kabul etmeyen ailem benimle tüm iletişimi kesmişlerdi. Zamanla iletişimi yeniden kurduk ama asla eskisi gibi beni kabul etmeyecekler biliyorum. En azından oğlumu seviyorlar!
Neyse...sağlığın önemi bir daha karşımıza çıkıyor. Allah korusun!
Dayanamadım yine bir şarkı ile bırakıyorum bu yazıyı. Anti-romantik bir "Anne" imgesi ama benim kimlik arayışımın en yoğun olduğu dönemde çok dinlediğim bir şarkıydı. Yaşım küçük, aklım ise bir karış havadaydı ama bu şarkı bana olmak istemediğim annenin portresini çizmişti çünkü kendi anne-kız ilişkimi anlatıyordu. Orijinal klibi koymadım ama izlemenizi tavsiye ederim!



 Not: Anlatacak çok şey var, haftalar öncesinde başladığım yazıyı bir bitirebilsem...

4 yorum:

  1. sevgili Mina,

    senin de anneler günün kutlu olsun.
    uzun zmaandır blogunu okumaya fırsat bulamamıştım, değişmiş ne güzel olmuş sayfan.

    güzel gelişmelerini de okudum, sevindim.

    bu arada (okumadıysan) hemen bir havadis vereyim: "ms.single mom" evlenmiş :)

    BB

    YanıtlaSil
  2. Sevgili BB,
    Nerelerdesin yav :) Oğlun nasıl?
    A okudum ne güzel evlenmiş değilmi, bir anda, çocukların organizasyonu ile. En sevdiğim şey büyük aile.
    Teşekkür ederim okuduğun için.
    Sevgiler,
    Mina

    YanıtlaSil
  3. işe başlayınca hiç bir şeye yetişemez oldum, internete ayda yılda bir fırsat buluyorum. oğluş toraman oldu 15 aylık bir şempanze çocuk :) koşuyor atlıyor zıplıyor, sağlığı da yerinde çok şükür.

    henüz "baba" kavramının farkına varmadı, bir yandan seviniyorum (biraz daha zaman kazandım diye) bir yandan da endişe içindeyim ben bu durumu nasıl açıklayacağım :(

    BB

    YanıtlaSil
  4. BB, oğluna baba kavramını anlatman konusunu çok düşündüm. Benimki büyük olunca anladı ama seninki bebek daha. Ben de araştıracağım bu konuyu, benzer durumlar yaşayan anneler ne yapmış, nasıl açıklamış öğrenip seninle paylaşacağım. Ben her zaman açık olmaktan yanayım, yani sorduğunda "Baban var ama bizimle yaşamamyı tercih etti" derdim herhalde ama insan yaşamadan bilemez! Ben destek için burdayım! Allah sana güç kuvvet versin.

    YanıtlaSil