30 Mart 2012 Cuma

Bir Zamanlar Vardı Eskiden

Toplantılar ve sezon başı yoğunluğundan dolayı yazamıyorum yine. Bu aralar yine oğlum haricinde iş, spor, dizi izleme (sevdiğim TerraNova bu aralar. Bayılıyorum yeniden hayat kurma temasına) ve yemek bloglarını karıştırmakla vakit geçiriyorum. Baharla beraber kendimi yeniliyorum. Oğlumun ve arkadaşım Nen'in itirazlarına rağmen belime uzanan saçlarımı kısa kestirdim. Artık gece kendi saçlarıma dolanmış halde uyanıyordum, her sabah duş aldığım için çok yoruluyordum ve ofiste temizlik yapan ablanın yerdeki saçlar yorumlarından sıkılmaya ve ablaya üzülmeye başlamıştım. Fena olmadı sanırım çünkü Nen ve Oğlum beklediğim gibi tepkiler vermediler yeni görüntüme.
Geçen akşam oğlumla muhabbet ederken onun bebekliğiyle ilgili, özellikle yaramazlıkları ile dolu olan, hikayeleri dinlemeye bayıldığını anladım. Oğluma yoldan geçen arabaların müziklerini duyduğu anda yolda durup dans ettiğini, 3 yaşındayken hiç yanından ayırmadığı oyuncak ayısını arkadaşı ile kreşin kum havuzuna gömüp öğretmenine arattırdığını, yatağına kremimi bir güzel sürdüğünü anlattım. Güle güle dinledi. Bebeklik anılarını dinlemekten bu kadar keyif alan birini daha görmedim ama sonra anladım. Ben belki sevmiyorum geçmişi dinlemeyi çünkü mutsuz bir çocukluktu çoğunlukla. Hatırlamak istemediğim kavgalar vardı bizim evde. Annem için ben hep bir yüktüm. Nesini dinleyecektim ki. Kızgınlıklar, suçlamalar, şiddet dolu günlerdi çoğunlukla. Vardı tabii güzel anlarımız da. Sanırım o anları hatırlamak için belleğimi zorladığımda, oğlumun hisettiği duyguya yaklaşıyorum ama sonra yeniden kaçıyor. Mesela ailecek çıktığımız tatil vardı. Marmaris'e gitmiştik. Ormanın içinde ahşap evlerin olduğu bir kamp vardı ama sonra babam kavga çıkarmıştı, mutsuz dönmüştük tatilden. Annemin o güne ait bir fotoğrafı bile var. Çevresinde çocukları gülmeye çalışıyor ama annem mutsuz, üzgün. Bunun gibi bir sürü anı! Şimdi babam yok hayatımızda, bizi böyle etkileyen insan çekti gitti hayatımızdan!
Bir zamanlar vardı, eskilerde kaldı... hep birileri oldu hayatımızda eskilerde kalan; değil mi? Öyle olmuyor mu genelde de zaten. Birileri hayatımıza giriyor, çıkıyor.
Ben çok bağımlıyımdır insanlara, silemem unutamam ama belki de insanı değil, anıları unutamıyorum. Belki de oğlumun da dinlemekten hoşlandığı anıları, onu mutlu eden, derinde bir yerlerde mutlu olduğunu hatırladığı anlardır. Belki de hatırlamaya çalıştığımız, silmemeye çalıştığımız sadece anlar, belki de insanla alakası yoktur? İnsan insanı kolayca silebildiğine, unutabildiğine, kenara fırlatabildiğine göre.
Ben yapamıyorum. Ben sevmiyorum kimseyi hayatımdan çıkarmayı ama mecbur kalıyorum, mecbur bırakılıyorum ve hayat devam ediyor. 
 
AMAAAA... Ne olursa olsun hayat çok güzel, sevgi dolu ve tüm adaletsizlikler, yalanlar, kandırmalara rağmen şu anımız güzel olsun ki her gün mutlu anılar kuralım!
Eskilere dair anlatacak çok hikaye var. Uzak geçmiş, yakın geçmiş... Fakat şimdi zamanı değil. Sırası gelince uzun uzun yazacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder