28 Kasım 2011 Pazartesi

Sorular Geldi Aklıma

Bir süredir yazılarımı okuyan BB'nin en son yazıya yaptığı yorumlar aklıma sorular getirdi. Deneyim ve düşüncelerinizi merak ediyorum. BB dedi ki: "şehir değiştirmek istememende erkek arkadaş faktörü de biraz etken sanırım ;)" 
Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız? (Maddi ve Manevi olarak) Tek başına çocuk yetiştirmeye çalışan bir kadın olarak neye öncelik vermeli: para mı, mutlu olunan bir iş mi? Yoksa yeniden aile kurmak mı?
Sizce bir bekaranne için mantıklı olur muydu çocuğunun babası olmayan bir erkeğe göre hayatının yönünü belirlemesi? Hangi noktada hayatınızı bir erkek (bir sevgili) için değiştirirdiniz? Bunun olması için öncelikli etkenler ne olurdu? Yeniden bir aile kurma isteği taşıyor musunuz, yoksa "bir kere ağızım yandı, bir daha istemem" mi diyorsunuz? Çocuklarınız ne istiyor? Sadece kendiniz için yapmak istediğiniz ve çocuklarınızdan bağımsız hayalleriniz var mı? Bunları gerçekleştirmek için ne yapıyorsunuz?
Benim deneyimim ise şöyle:
Para şart ama mutluluk daha da önemli! Yani bu konuda henüz çözümüm yok. Ama bulacağım. Hedefim her ikisini sağlamak, oğlumu rahat bir ortamda büyütmek.
İkincisi, ben hayatımın erkek arkadaşımınki ile kesiştiği noktalarda mutluyum. Öbür türlüsü, onun yoluna zorla girmek olur ve bu durum onu da beni de yıpratır. Ne ondan benim için önceliklerinden vazgeçmesini beklerim ne de o benden aynı şeyi bekler. Umarım zamanla önceliklerimiz değişir ve bunun sonucunda yolumuz daha sık kesişir ama bu değerli bir ilişki. Müdahale edip, didikleyip ve acele edip de bozmak istemiyorum.
Üçüncüsü, ben pek bir yere ait hissetmedim. Hayatımın bu döneminde, uzun süre sonra ilk defa, bir yuva ve bağ kuruyorum yaşadığım yer ile alakalı. İlk defa tadını alıyorum yaşadığım yerin! Şartlar uygun olduğu sürece bunu değiştirmek istemiyorum.
Hayallerim de var tabii... En önemlisi yazmak ve öğretmek. Elimden gelenini de yapıyorum bu konuda ama tam anlamı ile gerçekleşmesi de iş ve para ile alakalı! 
Aile... her zaman önemli ama doğru amaçlarla, aynı hayaller ve düşünceler ile kurulduğu sürece! Özen, sabır ve fedakarlık ister ve bu özeni ve fedakarlığı da ne yazık ki herkes gösteremiyor.


İkinci sorum ise bu çok keyifli bekaranne blogu  yazarı olan annenin hayali:-
"Gün gelse de bekar annelik kurumsal olarak tanınsa devlet tarafından ve ilave sosyal hakları olsa. (bekar anne tanımını bu yüzden de çok önemsiyorum.) Pozitif ayrımcılık yapılsa. Çocuk yardımından daha fazla yararlansa, birazcık da olsa daha fazla izni olsa, üniversite harçlarından tutun da burslara kadar öncelikleri olsa çocuklarımızın.
Sorunları olduğunda bir araya gelebilseler, bizler bekar anneler bir araya gelebilsek, konuşsak, tartışsak, çözüm bulsak, devlete önersek, baskı yapsak.
Hayallerim çok. Belki bizler bir platformda bir araya gelerek bir adım atarız, sonra başkaları atar birer adım, bazı ilerlemeler olur. Kim bilir?"
Kendisine bu konuda hak veriyorum. Hollanda'da yaşayan bekaranne arkadaşım, tek başına çocuğuna baktığı için devletten bir çok yardım ve destek aldı. Detaylarını kendisine sorup yazacağım. Belki bize de blog yazarı arkadaşımın hayalinin gerçekleşmesine, bizim gibi kadınların hayatlarının kolaylaşmasına faydası olur. Onun hayalleri belki bize yeni ve kolaylıklar sağlayan yollar açar, anne olarak bekar kalmaktan korkan ve bu yüzden şiddet dolu evliliklere, ilişkilere katlanan kadın sayısı azalır. Çocuklar mutlu ortamlarda büyür.
Fikirler için yorum rica ediyorum! Bu konuda düşünecek ve yapacak çok şey var!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder