24 Ekim 2011 Pazartesi

Yaptıklarım ve Yap(a)madıklarım

Sık, sık yaptığım ve yap(a)madığım şeylerden bazıları:-
Düşmek: Bir gün yeni ofisin alışkın olmadığım yeni tekerlekli koltuğa tam oturacakken, koltuğun arkaya kayması ile kıç üstü yere çakıldım. Mükemmel işçi ve yönetici adayı havaları atıyor olmasaydım odadaki misafire sorun değildi ama... 
Bir gün de çok eskilerden kalma, kumaşı tiril tiril ispanyol paça pantolonumun sol paçasına sağ ayağımla takılıp düştüm. Başka şekillerde de düştüm. İnsan düşe kalka öğreniyor; en iyisi silkelenmek ve yoluna devam etmek. Ben de bu şapşallık varken, daha çok düşeceğim belli! Sorun şu ki artık yaşım ilerliyor, düşmeler hasar bırakmaya başladı ama öyle diye de risk almadan yaşamak yok değil mi? Olmuyor sanki riske girmeden...
Sakarlık: Oğlum bile biliyor ne kadar sakar olduğumu. Sünnetten sonra kaç kere yarasına çarptım yalnışlıkla, kaç kere elimle yalnışlıkla birilerini yaraladım, neler kırdım neler!!! Bazen ağır makine ve keskin ve delici aletler kullanmamam gerektiğini bile düşünüyorum.
Patavatsızlık: Patronuma bile "ya bırakın allah aşkına ben size demedim mi..." veya "... işi bitti mi" diyen iş arkadaşıma "siz kıçımda motor var sanıyorsunuz herhalde" diyebiliyorum! Pişman mıyım? Yooo. Utanıyor muyum? Bazen. Ne yapabilirim ki, PA-TA-VAT-SIZ-IMMMMM!!! Ama yakında bundan dolayı başım belaya girecek %100 eminim! Tek düşüncem bundan dolayı birilerini üzmemem.
Araba Kullanırken Söylenmek: Her kötü şöföre "hıyar", "yuuuuhhhh" ve "ayuuuuu" diyorum. Bir tanesine "aaarrraaagggghhhh" diye bağırdım. Oğlum bugün bundan dolayı ona kötü örnek olduğumu söyledi! KÖTÜ ÖRNEK??? Gerçek yaşam bu bebeğim, kabul etsen iyi olur!
Anti-Sosyal olmak: Eeee 100 yıl olmuş; evlilik, çocuk, izole bir yaşam. Şimdi sosyalleşırken şapşal oluyorum...öğreneceğim, öğreneceğim....yada öğrenemeyeceğim. Bu yaşımdayım, sanırım hep şapşal biri olarak kalacağım.
Şarkı söylemek: Araba kullanırken Cindy Lauper'dan "I Drove All Night", en patetik hallerimde ağlayarak Celine Dion'dan "All By Myself" ve sevgisizliğin doğrundayken Heart'dan "What About Love" söylüyorum. Sesim mi? Bir arkadaşımın dediğini aynen aktarıyorum "Miksere girmiş kedi gibi"...Oğlum "SUS ANNE" diyor bana! Susuyormuyum? Tabiiki de hayır!
Spor: "Sabah yataktan kalkmak bile yeter" diye kendimi de kandırabiliyorum (ama koşmayı da çok seviyorum ilginç bir biçimde).
Oğluma her gece hikaye okumak: Valla çok yorgun oluyorum. Hem büyüdü veriyorum eline kitabı, "al oku" diyorum!
Kahveyi bırakmak: En az içtiğim gün 3 kupa içiyorum. Evdeyken içmezsem de baş ağrısı ile ölüyorum!
Sigara: Haftada 1, bazen 2 gün akşamları sigara içiyor, sigara kullanmıyorum diyorum bir de utanmadan! Keyif alıyorum, utanıyorum, duruyorum ve sonra yine keyif alıyorum. Oğlum bilmiyor yalnız, sır!


Bende böyleyim işte...nevrozlarımın sonuçları bunlar!

Sözü geçen şarkılardan da Heart karşınızda:-



4 yorum:

  1. Sevgili Mina,

    Uzun zamandır seni takip edemiyordum.Sigara konusundan daha önce bahsetmiştin "kullanmıyorum" diye :D

    galiba artık bırakmalısın ha? ;)

    YanıtlaSil
  2. Aha BB böyle merakta bırakırsan adamı, ilgini çekecek şeyler yazar :)) Tamam haklısın haftada bir bile olsa içmemek en iyisi!! Pofff! :)
    Nasılsınız? Bebek nasıl?

    YanıtlaSil
  3. Bebik alt çeneden 2 tane diş patlattı, o kadar salya akıtıyor ki önlük dayanmıyor, bir de emeklemeye başladı her sabah evi süpürüp paspas yapmaktan belim kopuyor ama değer :) şu hidroseli ne büyüdü ne küçüldü aralıkta kontrol var bakalım o zamana kadar nasıl olacak.
    çok özlemişim seni(yazdıklarını)

    YanıtlaSil
  4. Beni mi yazdıklarımı hı BB hııı :))
    Yav yerim onun salyalı halleriniiii.....evin temizliğine de çok takılma, eminim senin düşündüğünden temizdir :)
    Aralıktaki sonuçları paylaşmayı unutma!
    Açıkçası bir hayli merak ettim sizi, uzun zaman ses soluk çıkmayınca. İyi olmanıza sevindim.

    YanıtlaSil