29 Eylül 2011 Perşembe

Yaz'ın Bitişi, Yazmak ve Yazım

Bir yazı yazdım hayatım değişti...
Demek isterdim ama doğru olmaz. Doğrusu, ağızımı açtım hayatım değişti olur! Yazınca bir şeyi, amacına ulaştırmadan evvel kaç defa kontrol edip, temizleyip düzeltebiliyorum ama konuşurken bu olmuyor! Bu yüzden de telefonda konuşmaktansa yazmayı tercih ediyorum ama çeneme hakim olamıyorum. Birilerine bir şey söylüyorum, sonra da 40 gün oturup düşünüyorum neden öyle dedim diye. Daha öncede burada defalarca anlattığım o yumurta kabuklarının üzerinde yürüme sendromundan kaynaklanan birşey bu ama diğer yandan da hakkikaten çok saçmalıyorum bazen. Beynime dur desem ağızıma, dilime hakim olamıyorum.
Bu yüzden hep yazayım ben! Öyle iletişeyim :)
Yaz bitti, sabahları üşüyoruz artık oğlumla. Yaz bitti, canım akşamları çorba istiyor. Yaz bitti, yazı bitti! İşlerin yoğunluğundan ve kafamı toparlayamadığımdan yazamıyorum....yazacağım ama, hatta bu yazma işini daha da geliştireceğim.
Susanna Tamaro'nun bu yazısı da tabii konuya ışık tutuyor, değil mi :)

Dün radyoda T-Pain versiyonunu dinlediğim güzel şarkı ile güzel bir haftasonuna giriş yapsak ya:-



Bir de:




Bu şarkıların sözleri de güzel yazı yazabilmenin güzel örnekleri. Keşke benden de böyle yaratıcı şeyler çıksa!
---------------
Gerçeklikle ilgili not: Oğlumu doktora götürdüm devamlı öksürdüğü için. Evde kedimiz vardı, ondan olduğunu tahmin ettiğim bir alerjik durumu vardı. Kedi gitti, öksürük gitmedi. Meğerse 2-3 ay'ı bulurmuş tüylerinin iyice temizlenmesi. Tahmin ediyordum, doktorda teyit etti...ev'i profesyonel olarak temizletmem gerekiyormuş. Yazın sonunda, kış'a temiz bir hazırlık :) hoşuma gitmedi değil bu fikir. Dün örgülerimi, battaniyelerimi çıkardım bile. Film listesi de yapacağım, kış boyu evde, oğlumla film, kitap ve kanepe keyfi yapacağım!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder