16 Eylül 2011 Cuma

Ve yaş 32

Yani 32 bitiyor, 33'e giriyorum deniliyor. Bu yaştan çıkma yenisine girme olayını anlamıyorum... bana sorarsanız yaşım 32; küçültmeye de çalışmıyorum!
Oğlum bana oyun hamurundan minik bir heykelimi yaptı hediye olarak. Uzun saçlarım toplu, uçları mavi ve ayağımda converselerim var. Sonra da kendi heykelini de yaptı; yine saçlar uzun ve ayakta converseler ama boyunu da benden uzun yapmış! Bugün çok sevdiği arkadaşına bıraktım ilk defa günler sonra. Giderken "Anne seni çok özleyeceğim" dedi. Bende "Aaa.. olur mu arkadaşında olacaksın, akşam görüşeceğiz" dedim. Bana döndü, kocaman boncuk gözleriyle baktı ve "Ama bugün doğum günün" dedi. Ona yarın kutlayacağımızı söylerken o daha arkadaşını görür görmez beni unutmuş, ona hızlı hızlı bir şeyler anlatmaya başlamıştı bile!
Bugün ayrıca doktora gidiyorum. Burada sanırım daha önce yazmadım ama uzun süredir panik atak benzeri bir olay yaşıyorum. Hayatıma normal bir biçimde devam ederken ve aslında kötü hiçbir şey yokken, bir anda her şey çok kötü olacakmış ve ben yine her şeyi ve herkesi kaybedecekmişim gibi hissetmeye başlıyorum. Ofisimin içinde beni devamlı izleyen bir kamera da olduğundan, o titreme ve ağlama arasında aklıma gelen tek şey masamın altına girmek oluyor. Çekmecemde devamlı bir rulo tuvalet kağıdım vardır. Daha önce uzun yıllar çalıştığım arkadaşımı arardım, koşa koşa peçete getirirdi ama o ayrıldıktan sonra peçetemi kendim tutuyorum.
En son 2 hafta önce yaşadığım bu saçma çöküntüden sıkılıp bir doktor'a gitmeye karar verdim. Hayatımda yeterince yıkım yaşamıştım ve bu nokta da artık tek sorumlu olduğum kendim ve oğlum....daha neden korkuyorsam!
Geçen sefer gittiğim kişi psikiyatrist idi, 10 kilo almama sebep olan bir anti-depresan vermişti ve daha sonra da beni kahve içmeye davet etmişti! Bu daveti beni çok üzmüştü çünkü bu adam'a her şeyimi anlatmış ve ona güvenmiştim ama o beni hastası olarak umursamıyordu. Daha sonra başka kadın hastalarına da aynı şeyi yaptığını öğrenmiştim.
Bu sefer yaşam koçu ve kadın bir doktor bulacağım dedim ve buldum. Geçen cuma yaptığımız ilk görüşmede benim güle oynaya anlattığım geçmişimi dinlemiş ve bende travma sonrası stres bozukluğuna benzer bir sendrom (dr. hanım yanlış anladıysam düzeltin lütfen - kendisi de okuyor da burayı) yaşadığımı ve bunun tedavisi için de EMDR denilen bir yöntem deneyeceğimizi söyledi. Bir hayli pahalı olan bu yöntemi (seans'ı 100 TL) doğum günüm olan bugün bir kere denemeye karar verdim. 
Şimdi EMDR'da anladığım kadarıyla, bizi üzen olaylara bir nevi geri dönüş yapıp olayı tüketip atıyoruz! Böylece bugünümüzün dengesiz psikolojik tepkilerimize sebep olan dünümüzün travmasını hayatımızda nötrleştirdiğimiz için, ofiste masanın altına girip ağlamak gibi saçma sapan tepkiler vermiyormuşuz.
Bugün deneyeceğim, bu benim kendime doğum günü hediyem olacak...belki ilk defa gerçekten de kendim olarak doğabileceğim...annemin babamın dayakları altında, babaannemin ilgisizliği ve baskısı ortamında, ananemin yokluğunda doğurduğu erken doğumla gelen, doktorun tek eliyle tuttuğu ufak, çelimsiz, aptal bebek olarak değil sadece kendim olarak, daha temiz ve yüksüz bir bilinçaltıyla!
Oğluma doğum hikayesini anlattığımda; ben sanki pamuk prenses, pamuk bir yatak üzerinde, ormanda 7 cüceler ve yakışıklı prensin yardımı ile, kuşlar ortalıkta cıvıldarken, ceylanlar sıcak suyu ve minik tavşancıklar havluları hazırlarken doğurmuşum gibi anlatıyorum çünkü ben annemin babamdan ilk dayağı yemesine sebep olan bebek olarak doğudum! Belki de bugün bunu konuşuruz Dr'la.
Devam edebilirmiyim edemezmiyim seanslara bilmiyorum. Tek seferlik mucizevi bir tedavi beklememekle beraber işin maliyeti bir hayli korkutuyor beni ama bugünden sonra herşey çok daha farklı olacak...daha iyi veya daha kötü değil. Farklı olacak. 
Seanstan sonra anlatırım nasıl geçtiğini :)

Bu arada; alışmışım garip doğum günlerine.... bu senede işte değişiklik olur, arkadaşlarımla takılırım diyordum keza onun nerede olacağını bile bilmiyordum; belki şehir dışında olacaktı ama burada olursa o da gelirdi diye düşünmüştüm. Ama dün akşam beraber başbaşa birşeyler yapacağımızı söyledi. Şaşkınlığımı ifade edemeyeceğim şu anda..."nedenki, neden benle, doğum gününde böyle mi yapılır" gibi düşünceler geçiyor aklımdan. Kız arkadaşlarımın anlayışlı sözleri ve destekleri ile aldım gazı; ilk yetişkin doğum günü kutlamama da gideceğim. 
Sanırım kendimize iyi şeyler hakettiğimizi inandıramıyoruz...sanırım bizim de eskiden baktığımız minik çocuklarımız kadar minik ve saf olduğumuzu unutuyoruz. Sanırım ben oğluma bakarken hissettiğim sevginin ve sıcaklığın ve onu koruma ve mutlu etme isteğinin nasıl oluyorda annem ve babamda olmadığını, gösteremediklerini anlamıyorum. Sanırım ben birini severken; ister bu sevgilim, ister arkadaşım olsun, kılına zarar gelmemesi için uğraşırken, onun hayatını kolaylaştırmak isteyip de mutlu etmek için çabalarken; bazı insanlarda bu duygunun nasıl yok olduğunu anlayamıyorum.

Benimle aynı gün doğan B.B. King'i saygılarımla anıyorum;


12 yorum:

  1. Sevgili Mina,

    Doğum günün kutlu olsun, umarim hayatında güzel bir dönüm noktası olur bugün, umarım bu yaşında dileklerin gerçek olur veya gerçekleşmelerine bir adım daha yaklaşırsın.

    Bu sefer kadın yaşam koçu ile denemek istediğini yazmışsın. İlk seansı da yapmışsınız. Hangi şehirdesin bilmiyorum. Ben İstanbul'da yaşarken komşum yaşam koçuydu, terk edilmemi doğum sonrasındaki çaresizliklerimi onun arada sırada bana uğrayıp kahve içmemizle (yani o kahve içerdi ben mecburen rezene) biraz daha kolay atlattım. Sana bir faydası olabilirse seni onunla tanıştırmak isterim. Ama başladığın tedaviyi devam ettirmen şüphesiz daha faydalı olacaktır.

    Ben de 28 temmuzda doğum günümde kendime 3 aylık spor salonu üyeliği hediye etmiştim :D (annemin kredi kartından, benim limitim haziranda dolmuş)

    Benim doğum günüm yaz tatiline denk geldiğinden doğum günümü arkadaşlarımla kutlama gibi bir fırsatım olmadı. Kocamla birlikte geçireceğim ilk doğum günümde (ki daha 3 gün önce nişanlanmıştık) o pek umursamadı, bir alışveriş merkezine gidip kebap(?) yedik.Hediye mi o da neymiiş?? Sonraki yıllar doğum günümü hatırlamadı bile. Özel günlerin hediye almak/para harcamak için bir tuzak olduğu, bu tuzağa düşülmemesi gerektiği kanaatindeydi bay pinti. Nasıl başlarsa öyle gidiyor işte.

    Onunla geçireceğin ilk doğum günün, umarım bu özel akşam güzel geçer. Güzel haberlerini bekliyorum ;)

    YanıtlaSil
  2. Yol arkadaşım BB,
    Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Umarım bugünden sonra hayat senin, benim ve bizim gibi sıkıntılı ilişkiler yaşamış ve yaşayan tüm kadınlar için daha güzel olur.
    Ben seans'a gidemedim, işten dolayı yetişemeyecektim ve ertelemek zorunda kaldım. Senin hediyen de süpermiş :) Yayılan göbeğime bakınca belki de psikolojik değil, fiziksel seansa yatırım yapmam gerekiyor :)
    Dün ise hayatımın en güzel günlerinden biriydi. Sanki sen iyi olunca, çevrendeki ne varsa iyi oluyor, güzel oluyor. Arkadaşlarım, ailem ve hatta onun sayesinde tanıştığım insanlar beni kutladı, yaşadığım için mutlu oldum :) Kızıl kafa arkadaşım bana kocaman bir sepet içi krem ve parfüm aldı, mükemmel!
    Şu anda onunla geçirdiğim her an güzel...dün de çok güzeldi. Düşünsene, hediye almış BB. Düşünmüş, vakit ayırmış ve almış. Çok düşünceli ve kibardı.
    Gerçektende böyle insanların varlığını hatırlamamız gerekiyor hayatı daha değerli kılan güzel insanlar! İçim dopdolu, çok mutluyum, gerçekten de sevgi dolu ve çok çok iyi insanlar var yanımda...dua ediyorum senin için de BB, yazdığın ilk günden beri. Umarım sende hep iyi insanlarla karşılaşırsın.
    İster tek başınıza olun, ister ilişkiniz olsun; hayat şiddet dolu, mutsuz bir hayattan ibaret değil!

    YanıtlaSil
  3. Ben bugün çok üzgünüm.

    Geçen hafta oğlum 6 aylık oldu, doktora kontrole gittiğimde doktor bir testisinin diğerinden büyük olduğunu fark etti. Doğduğunda normaldi, 1 günlükken sünnet olmuştu her şey normaldi. 10 günlükken kontrole gittiğimizde de normaldi. Çocuğun özel sağlık sigortasını yaptıramamıştım, hamileliğim boyunca gittiğim ve oğlumun doğduğu o güzel hastaneye gitme imkanımız kalmamıştı, yakında doğru dürüst bir devlet hastanesi de yoktu. İstanbul'da yaşadığımız yeri pek tanımıyordum, sezeryanlı halimle minik bebeğimle tek başıma sokağa çıkmaya da çok korkuyordum, kocamın bir yerlerde pusuya yatıp bize saldıracağından, oğluma zarar vereceğinden çok korkuyordum.

    Ancak Ankara'ya taşınınca babam sigorta işini halletti, iyi bir çocuk doktoru da bulduk. Oğlumun ilk muayeneside bu durum ortaya çıktı. Bugün ultrasonla baktılar, sol testisinde ciddi miktarda sıvı birikmiş, ağrıya sebep olurmuş, son zamanlarda zavallı oğlum hep ağlayarak kalkıyordu uykusundan, diş çıkarma zamanı geldi diye düşünmüştüm. Meğer derdi başkaymış, anlayamamışım. Aslında annem birkaç kere bu niye böyle bak şişmiş gibi diye söylemişti bana ama..

    Bu duruma "hidrosel" deniyormuş. Şimdi çocuk üroloğu arıyorum. İyi ki ailemin yanına gelebilmişim, iyi ki oğlumu doktora götürebilmişim yoksa neler olacaktı kim bilir. Belki şimdi de operasyon geçirmesi gerekecek. Çok korkuyorum. Kendime çok kızıyorum. Keşke insan müsveddesi kocam bizi terk ettiğinde hemen gelseydim buraya, keşke daha önce doktora götürebilseydim oğlumu.

    Çok üzgüm. Çok kızgınım. Çok korkuyorum.

    YanıtlaSil
  4. Bunları buraya yazmak pek olmadı galiba ama sana anlattıkça biraz olsun hafifliyorum, bana umut veriyorsun.

    YanıtlaSil
  5. BB geçmiş olsun bak şimdi bende endişelendim. Ber de sordurayım çocuk üroloğu. Başkent hastanesi vardı ama hmmm....sorayım bugün bakalım.
    Kendine kızma, benzer durumu benim oğlum 6 aylıkken bende yaşadım. Anneliğin en önemli özelliğidir, insan hep bir vicdan azabı çekiyor ama her an her yerde olmamıza imkan yok, enerji yok. Kaldı ki BB doktor da değilsin oğlunun da konuşup derdini anlatacak hali de yok. Lütfen sakin ol, mantıkla hareket et. Çok sıkıntı yaratacak bir operasyon olmadığını düşünüyorum. Bir süre oğlunu rahatlatacak çözümlerden sonra, büyüyünce ameliyat ettirilir ve kesin çözüm bulunur. Tatlım üzme kendini, oğlun endişeni hissedecektir.
    İstediğin zaman yaz tabii. Yardımcı olabiliryorsam ne mutlu ama umut zaten senin içinde, görmek istediğin için görebiliyorsun.
    Rahatla; küçük adam çok sağlıklı olacak! Allah daha büyük hastalıktan korusun. Ben bulursam tavsiye, ürolog için, buraya yazarım. Dualarım sizinle.

    YanıtlaSil
  6. BB, var mı oğlunun sağlığı ile ilgili bir gelişme? Ben de sordurdum ama cevap bekliyorum hala doktor ile ilgili! Gelir gelmez bilgi vereceğim. Lütfen beni haberdar et ve korkma, evde annenler burada da ben, hep beraber atlatılır!

    YanıtlaSil
  7. Bugün sabah gittik doktora. Her iki testisinde de hidrosel varmış (su fıtığı), biri muhtemelen 1 yaşına kadar kapanabiliecek gibi gözüken ufak bir şeymiş, diğeri biraz ciddi, kontrol altında tutmak gerekiyormuş. Şu anki durum karın boşluğundaki sıvının tam gelişmediği için kapanmamış bir kanaldan testise inerek orada ödem ve enfeksiyona neden olması hali. Ama bizimkinde o kanal biraz büyükçe, oradan bağırsak hareketlenip testise inebilirmiş, (kasık fıtığı), bu yüzden her bez açışımda iyice bir incelemem gerekcek. %60 kendiliğinden kapanabilir dedi dr., kapanmazsa genel anestezi ile ameliyat yapılıyormuş. (Bunu duyunca ben hemen ağlamaya başladım)

    oğlumun doğduğu ve sünnet olduğu hastane çok iyi bir hastaneydi buna karşın (yeni doğan bebeklerde hormonlar nedeniyle cinsel organlarda, göğüslerde falan şişlik olabildiğinden) bizim çocuk doktorumuz ve cerrah hidroseli fark edememiş. Fark edilse bile yapabileceğimiz şey aynen 1 yaşına gelmesini beklemek olacakmış. Kendimi boşu boşuna suçlamışım, bu açıklamaları duyunca rahatladım.

    Bu sabah hastanede iki farklı doktor ile görüştük, birini baya uzun bir süre bekledik. Beklerken diğer hastalara baktım. Minik bebekler vardı, topuk kanı verecek işitme testine girecek kadar minik bebekler. Anneler genelde doğum sonrasında daha toparlanamamış olduklarından zar zor oturup kalkıyorlardı, babalar hem anneye yardım ediyor, hem bebeğin koltuğunu taşıyordu. Randevu alma, sonuç takip etme işi falan hep babaların. İnsan müsveddesi kocam geldi aklıma, oğlumla ben kontole gittiğimizde bir baba olarak onun tavrı bizi hastaneye götürmek yerine (2 gün önce evi terk ettiğinden) biz hastanedeyken evi soyup soğana çevirmek şeklindeydi!

    Bugün kocamdan bir kez daha tiksindim. Allah'a şükrettim, oğlum sağlıklı, sadece fıtık gibi bir sorun var, ya daha ciddi bir şey olsaydı? Ya oğlum bu insan müsveddesiyle yaşamak zorunda kalsaydı?

    Senin desteğin benim için çok kıymetli, bana ve oğluma gösterdiğin ilgi için çok çok teşekkür ederim sana :)

    YanıtlaSil
  8. OHHHH...çok sevindim. Sana demiştim gerekir biraz daha büyüdüğünde müdahele edilir diye. Annelik böyle bir şey, her şeyi kontrol altında tutmaya çalışıyorsun ama kabul etmeli ki çocuk senden bağımsız ayrı bir insan. Elinden geldiğince onu koruyup kollamak, stres durumlarında sakin kalmaya çalışmaktır. Haydin bakalım geçmiş olsun. 3-5 aya bir şeyi kalmaz, dediydi dersin :)) Allah sağlık, sıhhat versin ikinize de.
    Ben hep burdayım. Sevgilerrrr...

    YanıtlaSil
  9. Not: Unut o herifi boşver gitsin! Bir arkadaşımın bana söylediğini sana aktarıyorum....o adam sana oğlunu verdi, görevini yaptı ve artık çekilebilir. ÇEKİLİİİNN, bekaranneler geliyor!

    YanıtlaSil
  10. BB...bana gelen haberi aynen iletiyorum: "Arkadaşım, bu muhtemelen hidrosel dediğimiz olaydır ve 1 yaşında kendiliğinden geçer.geçmezse ameliyat edilir bunu çocuk doktoru anlayabilir,bir usg yeter.ama illa gelelim diyorlarsa özel derlerse bize gelebilirler,buna çocuk cerrahları bakar diyor. Çocuk Doktoru Nevin Akyol Kavaklıdere Bayındır Hastahanesinde"

    YanıtlaSil
  11. Çok ama çok teşekkür ederim ilgine. Bizim gittiğimiz doktor da benzer şeyleri söyledi, böyle her şeyi güzelce tane tane anlatan, en sonunda da özetle korkulacak bir şey var mı yok mu onu söyleyen doktorlara bayılıyorum :)

    YanıtlaSil
  12. BB, oğlunun durumunu yaz olur mu. Merakta bırakma. xx

    YanıtlaSil