19 Eylül 2011 Pazartesi

Bazı Durumlar

    • Duanın gücü/Power of Prayer: Dindar bir deli gibi görünme riskine karşılık şunu söylemek istiyorum; neye inanırsanız inanın veya isterseniz hiçbir şeye inanmayın, mesajınızı evrene göndermenin gücü gerçektir. En azından anlık olarak rahatlatır!
    • Psikolojinizin bozukluğundan kimseye bahsetmeyin, sizi çok iyi tanıyan bir dost veya aile ferdi veya bir profesyonel haricinde. "Depresyondaydım", "bu aralar biraz canım sıkılıyor", "geçmişteki olayları hatırlayınca üzülüyorum" ve en kötüsü de "panik atak geçiriyorum bazı günler" dediğinizde insanlar sizin hiçbir şeyi kaldıramayacağınızı, güçsüz olduğunuzu ve üzüleceğinizi düşünerek sizi gereksiz yere pamuğa sarıp bir kutunun içine koymaya çalışabilir. Ciddi fizyolojik bir ruhsal sorun değilse, boş verin anlatmayın çünkü kendinizi çok aptal hissedersiniz; benden söylemesi! Bence ben zaten can sıkıcı olayları kaldıramayacak kadar zayıf olsaydım; bunların hiç biri bende olmazdı! İnsanız sonuçta darbelerden az da olsa iz kalıyor!
    • Aynı şey iş yerinde biraz somurtmakla alakalı. İş arkadaşlarınız ve patronlarınız sizin onlardan ayrı bir birey olduğunuza inanmayıp sizi belli bir kalıba; mükemmel işçi kalıbına sokmaya çalışır. Başınızın ağrımasından dolayı, karnınızın ağrımasından dolayı, uykusuz olduğunuzdan dolayı veya sadece ve sadece o gün ofiste değil ev de kitap okumak istiyor olmanızdan dolayı oluşan ufacık bir somurtma, bu insanlar tarafından performans düşüklüğü ve iş yerine uyumsuzluk olarak algılanır, en olmadık zamanda kafanıza kafanıza vururlar!
    • Eğer gerçektende bir şeylerin ters gittiğine inanıyorsanız, o duyguyu başınızdan savmak yerine kendinize beş dakika ayırıp onun kaynağını bulun. Çoğu zaman yanılmadığınızı göreceksiniz (psikologlar buna ne der gerçi bilmiyorum, belki de hepimizi delirtmeye yönelik bir düşünce bu ama dün bir daha anladım ki yanılmıyorum. Belki kaynağını kestiremiyorum sıkıntının ama yanılmıyorum!!!)
    • Güçlü durun. Zayıf düştüğünüz anda iyisiyle kötüsüyle hayatı kaçırırsınız!! 
    • Aptal olmayın: Bu sabahtan bir haber. Bu durumdur sanırım Stokholm sendromu dedikleri. Kendisine defalarca ve/veya ciddi bir biçimde zarar veren insana acımak, onu defalarca afettmek. Hepimiz bunu bir derecede yapıyoruz, özellikle aile içi şiddet durumuna katlananlarımız.
    • Sevin, çok sevin insanları. Sevdikçe sevilmeye değer insanlar karşınıza çıkacaktır. Olmak istediğiniz kişi olun, kimsenin buna engel olmasına izin vermeyin ama bir yandan da hep orta yolu arayın çünkü sizin bildiğinizin hep doğru olacağına dair bir kural yok, belki de yeni bir şeyler öğrenirsiniz.

    2 yorum:

    1. mina çok güzel şeyler yazmışsın, seni çok seviyorum.

      YanıtlaSil
    2. Teşekkürler BB :) Benden de sana kocaman sevgiler.
      xx

      YanıtlaSil