21 Ağustos 2011 Pazar

Ton Balıklı Ekmek

10 defa söylüyorum.
Oğlum ağızını tabağa yaklaştır, lütfen yemeğini tabağının üzerinde ye! Dökmeden ye DÖKME...
Ağızını şapırdatma.
Lütfen, lütfeeeennnn kaşığın dişlerine çarpmasın.
Ama yok, anlatamıyorum!
Oğlumdan beklentim birincisi derslerine iyi çalışması, ikincisi odasını temiz tutması, üçüncüsü evdeki bir iki minik görevini yerine getirmesi (sofrayı kurup kaldırmak, bulaşıkları makineye yerleştirmek, çamaşırlarını katlayıp kaldırmak) ve sonuncusu temel terbiye ve kişisel hijyen kurallarını unutmaması.
Çok mu bunlar? 
Dün çok kızdım...bir ağlama huyu var geçiremedim. 
Yemeğim fazla diye ağaladı.
Allaahhhh senmisin yemeğim çok diye mızıkçılık yapan. Girdim Somalili çocuklardan, çıktım ne kadar çok çabaladığımdan bende bilirdim kuru ekmek ve peynir yedirtmeyi vs vs vs.
Arkasından da özür dilerim diye ağlamaya başladı ve bu böylece uzayıp gitti.
Kızmak istemiyorum ama sanırım benzemesini istemediğim insanlara benzeyecek diye evhamlanıp fazla üstüne gidiyorum çocuğun.
Mesela bir konumuz da saçları. Uzatmak istiyor. Sorun yok uzatsın hatta uzun olunca saçları daha da şirin oluyor ama ne var ki taramak istemiyor. Kestireceğim diyorum ağlıyor.
Ya 8 yaşındaki bir çocuğun ağlayarak tepki vermesi normal mi? Belki de değil! (Bende kolay ağlayabiliyorum sanırım benden de almış olabilir). Hassas bir çocuk, kabul etmeli ki her ne kadar inanılmaz bir olgunlukla karşılamış olsa da annesi ve babası ayrıldı. Hoş, boşanma evveli 3 yıl boyunca çok daha beter durumlarla karşılaştı keza bizimkisi basit bol kavga ve şiddet dolu bir ev değildi. Bunların yanı sıra psikolojik sorunlar vardı: Sınırda Kişilik Bozukluğu, Depresyon, Ankisyete, Panik Atak, Paranoya vs vs vs.
Hiç hoş değildi.
Elimden gelenini yaptım, etkilenmesin diye. Fark etmesin diye. Kalbimin kırık olduğunu, mutsuz ve kızgın olduğumu göstermemek için elimden gelenini yaptım ama sanırım düşündüğüm kadar başarılı olamadım.
Belki de en ufak şeye ağlaması sadece gurur yapması, üzülmesi, incinmesinden değil. Belki de hayatının ilk yılları boyunca benim de aynı şekilde tepki veriyor olmamdan.
Gördüğünü öğrenmiş olabilir mi? Bu durum nasıl düzeltilir?
Ama diğer yandan karşılaşabileceğiniz en şirin, akıllı, iyi yürekli ve komik bir çocuk. Dürüst de üstelik. Sorumluluklarını biliyor. Arkadaşları tarafından çok seviliyor ve sevgiyi almayı bildiği kadar de vermeyi biliyor. Bilim adamı olacakmış büyünce. Kitap okuyor. Faresi var evde (hamster değil, bildiğiniz fare). Gurur duyuyorum onunla. Her şeye rağmen gayet sağlıklı!
Geri kalan ufak tefek meseleler için de spor'a yönlendirmeye çalışıyorum. Basket oynasın, takım oyununu öğrensin, güçlü olsun, kazanmak kadar kaybetmeyi de bilsin istiyorum.
Sırayla hepsini düzelteceğim. Adım adım. Halihazırda çok fazla yol aldık beraber. Arada tökezlememiz normal. Ayrıca çocuk yetiştirirken arada bir sert olmak şart! Yeter ki sevginizden asla şüphe etmesinler. Daha da önemlisi kendini bilmek.
Çok başarılı bir Afrikalı-Amerikalı Kadın (ve bekar anne) Yazar olan Maya Angelou'nun sözleridir: "Çocuklarımızın kendilerini kabul etmeleri için, bizim kendimizi kabul ettiğimizi görmeleri gerekir."
Bence doğru.
Başka fikirler?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder