29 Ağustos 2011 Pazartesi

Parçalar

3 gündür evdeyim. Oğlum iyileşirken bende onunla çizgi film izliyor, bilgisayar oynarken yaptığı yorumları dinliyor, yemek yapıyor, bulabildiğim her şeyi yiyor, gazete ve kitap okuyorum.
Evde olunca bir yandan ev ile ilgilenme, diğer yandan kendimle ilgilenme fırsatı buldum. Evle alakalı yapabileceklerim belli: temizlik, çamaşır, bulaşık vs. Ama konu kendime gelince her şey bana rahatsızlık vermeye başladı. Boşluktan da olabilir, yaklaşan yeni yaşın getirdiği heyecan da olabilir.
Ben doğum günlerimde depresyona girmem. Büyümeyi, yaşlanmanın etkilerini izlemeyi seviyorum. Çok güzel bir kadın değilim, Allaha şükür elim yüzüm yerinde fakat boşluktan veya 18 yaşımdan bu yana ilk defa birinin beni beğenmesini istediğimden olsa gerek bu sefer kendimi hiç mi hiç beğenmiyorum! Gözlerimdeki bozukluk (miyop'um) çok rahatsız ediyor. Cildim aşırı kırışık değil ama resmen şeffaf, damarlarım görünüyor. Gene bu şeffaf cildimden dolayı çok ama çok aşırı çatlağım. Ayaklarım kocaman ve biçimsiz, ne yaparsam yapayım sıkılaşmayacak bir (hamilelik artığı) göbeğim var. Bacaklarımın alt kısımları normal, zayıf kıvrımlı vs ama tanrım üst kısmı ve kalçam Yunan babaannemin hatırası ya KOCAMAN ve bunların aksine kollarım ve bileklerim ince, hatta bileklerim çok ince ve ucundaki eller de kocaman! Tırnaklarım çatlıyor, esmerliğin verdiği aşırı tüylülük (kaşlarım eskiden tek çizgiydi) ve bunlara karşılık devamlı dökülen uzun saçlarım var. Saçlarım ne düz, ne kıvırcık, aptal bir dalgalanma modundalar. Ortadan ayırdığımda sol tarafında istediğim dalga ve hareketi yakalasam sağ tarafım dümdüz oluyor; hiç anlamıyorum. Alışveriş yapmaktanda hoşlanmadığım için; gidip yakışanı bulmaktan ziyade, çıkışa en yakın, en ucuz, en spor ne varsa alıp kaçıyorum. Ancak kızıl kafa arkadaşım yanımdaysa biraz daha dikkat ediyorum çünkü o bu işleri biliyor. Bugün bir problemimi daha fark ettim: varis!!!
Daha yaşım ne? Devamlı oturarak çalışıyor olsam da, sık sık hareket ediyorum! Evin içindeyken devamlı yapacak bir şeyler buluyorum! Bu varis ne şimdi? Çatlak izleri yetmiyor muydu??? (9 aylık hamileliğimde göğüslerimden başlayarak, göbeğime ve oradan bacaklarıma inen çatlaklarım var. 9 değil 11 aylık bir hamilelik olsaydı sanırım tüm vücudum bu garip çizgilerle kaplı olacaktı!).
Sıkıldımmmm....koşmak istiyorum. Koşarken çok mutlu oluyorum ve neye benzediğimin hiç bir önemi olmuyor.
Acaba gerçekten de bütün bunların önemi var mı? Daha gençken, hatta çok, çok daha gençken o kadar önemsemiyordum. Temel gereksinimleri yerine getiriyordum. Şimdi sanki daha fazla uğraşmam gerekiyor! Neden mi? Sabah uyanıp aynada kendime baktığımda; daha uzun yıllar oğluma bakabileceğimi görmek istiyorum ve evet her ne kadar bana okulda öğretilen feminizm öğretilerime ters de olsa onun beni gördüğü zaman beni gerçekten görmesini istiyorum!! Elimde değil, netice de bende birini beni beğenmesini istiyorum! Kadın olduğumu hissetmek istiyorum!



Diğer bir yandan düşününce de, oğluma bakıyorum ve tüm eksikliklerime, hatalarıma ve bozukluklarıma (ve arızalarıma rağmen) şu ana kadar fena bir iş çıkarmadım. 



Soruyorum size kardeşler...dişi hissetmek için, gerçektende çok bakımlı ve güzel olmak şart mı? Yoksa hamama gitmek yeterli mi? :)

8 yorum:

  1. ...ama ne kadar çok vakit gerektiriyor bu bakımlı olma işi!!! Şimdi de her aynaya baktığımda, sıkacak bir ton şey görüyorum suratımda :)

    YanıtlaSil
  2. Hamilelik çatlaklarım vardı, doğumdan sonra kendimi iyi hissettiğim ilk gün hemen dermatoloğa gittim, henüz pembe çatlaklar olduğu için lazer tedavisiyle düzelebileceğini söyledi. % 100 düzelmez tabi ama ancak yakından bakılıncak fark edilcek hale dönebilirmiş. Bir hevesle ilk seansı yaptık. Düzelme var gibiydi. Ama sonra oturup biraz hesap kitap yapınca bütçemin bu seansları kaldıramayacağını anladım. (Sağlık sşgortaları bu tip lazer tedavilerini kozmetik olarak değerlendirdiğinden karşılamıyor)

    Şöyle düşünüyorum; bir çok insan sevdiklerinin adını, yüzünü vs dövme yaptırıyor. Bu çatlaklar da bir çeşit dövme, üstelik de en doğalından. Şimdi çatlaklarımla gurur duyuyorum (çünkü şu an için sadece ben görebilitorum onları :P )

    Sporla aran nasıl bilemiyorum ama benim hamile kalmadan önce keşfettiğim, şimdi de tekrar devam etmeye çalıştığım bir sistem var "B-Fit". Kocam olacak yaratığın bana yaşattığı şok yüzünden (veya sayesinde mi demeliyim) ben doğumdan sonraki 2.haftada 20 kilo birden verdim. Bedenimden bağımsız bir jöle gibi sarkan devasa bir göbek kaldı geriye. (sadece göbek mi kollar bacaklar her yanım ayrı sallanıyordu) B-Fitle çalışmaya başladığımdan beri hem daha zindeyim, günde 1 saat hem kafam dağılıyor hem de 1 beden kadar incelmişim (kendimle çok ama çok gurur duyuyorum)

    Spor yapınca serotonin hormonu daha fazla salgılanıyormuş :D

    YanıtlaSil
  3. Ya kesinlikle katılıyorum...gururla taşıyorum çatlaklarımı ama bazısını hepsini değil :))inan hani bir iki ince çizgiyi aşıyor bendeki işaretler, yol yol ve bu yüzden de gerçekten çirkin görünüyorlar! Bacaklarım, göğüslerim, kollarım pofff!
    Spora ben de gidiyorum ama sonra boşanınca spor yapmak için giderken oğlumu bırakacak kimse yok ve bu yüzden de şu aralar tek sporum sabah koltuktan çıkmak (ayrıldığımdan bu yana yatak almadım, koltukta yatıyorum da). Spor yapmayı çok özledim...koşmaya çıkabilecek bir yerde bile oturmuyoum ki!
    Ne bilyem BB, estetik kaygılarım pek yoktur ama işte geçen sefer fiziksel görünümüm eski kocam için sorundu...yok göbeğin, yok kilo aldın vs hatta beni aldattığı kadın'a 'eşim çok kilo aldı, beni mutlu etmiyor' demesi (nasıl biliyorum sorma bile) ile özgüvenim bir hayli bozuldu! eee...şu anda çatlaklarımı gören biri de var hayatımda, ya beğenmezde beni kaçarsa v.s.
    Seni taktir ettim...spor için, kendin için vakit ayırman çok güzel! Darısı başıma!

    YanıtlaSil
  4. yok şekerim yaa öyle deli gibi paralar verip, güzellik salonlarından çıkmayan kadınlardan olmaya gerek yok.
    saçın başın düzgün, elin yüzün temiz, ellerin ayakların bakımlı ve düzgün olsun. her gün de şöyle hafif bir makyajını yap yeter bence:)

    zaten doğal bakımlılık pek moda son yıllarda. artık makineden çıkmış gibi kadınların şişme bebekten farksız olduğu anlaşılıyor sanırım:))

    YanıtlaSil
  5. Demek ayrılınca böyle oluyor, benim de henüz bir yatağım yok :)

    Buraya taşınınca benim oturacağım evde tadilat yapmak gerekiyordu, tadilat bitene kadar annemlerde kalmam gerekti. Şimdi tadilat bitti ama hala evime geçmeye cesaretim yok.

    (benim evimle annemlerinkinin arası sadece 1 blok!)

    "Eşim kilo aldı beni mutlu etmiyor" diyen adamın önce aynaya bakarak kendi göbeği/gıdığı/kel kafasını fark etmesini istiyorum!

    Çok amıyane bir tabirle olaya magazinsel olarak yaklaşacağım ama Gülben Ergen ve kocası da benzer sebeple ayrılmışlar. Yaptığı işleri çok tasvip etmesem de kadına bakıyorum kendi işinde başarılı, ünlü, zengin, güzel. Kocasına bakıyorum bariz tipsiz! Bu durumun erkekteki özgüven eksikliğiyle meydana geldiği kanaatindeyim!

    (10 yıldan sonra ilk defa evde oturup TV izleyecek kadar vaktim oldu :D Geçen yıllar boyunca pek bir şey kaçırmamışım.)

    YanıtlaSil
  6. Öyle olamada da...2 yıl emzirdim ben, biraz şişmenin faydası bile olabilir :)))

    YanıtlaSil
  7. BB....magazin de iyi bir antidepresan boşver, ondan da lazım :))))Süper diziler var, ben onları izliyorum vakit bulduça, yeni hastalığımız tabii ki "Game of Thrones".
    Evine de yavaş yavaş geçersin... bebek ufak daha sana tam destek lazım. Biraz büyüsün kendi ortamını daha rahat kurarsın.
    Özgüven eksikliği konusunda haklısın sanırım (başka şeyler de var tabii)...yazık, çok yazık onlara! cık, cık, cık...bu kadar dert varken neleri takıyorlar o güzel kafalarına :)

    YanıtlaSil