28 Ağustos 2011 Pazar

Değişimler/Changes

Astroloji delisi değilim...tamam kabul ediyorum biraz delisiyim. Hatta her ay muhakkak Susan Miller'ın sitesindeki aylık güncellemeleri okuyorum. Dinim fal'a inanmamamı söylese de, yaşadığımız evrenin bir parçası olduğumuzu, evrendeki her bir değişikliğin; yağmurlu veya güneşli bir gün gibi, dolunay gibi, ilk bahar veya son bahar gibi bizleri etkilediğini düşünüyorum. Bu fikir elbette ki benim buluşum bir felsefe değil (olsaydı fena olmazdı).
Humorism Yunan ve Romalı doktorlar ve felsefeciler tarafından geliştirilen ve Hipokarattan sonra Yunan, Roman ve hatta Müslüman tıp adamları tarafından da kabul gören ve 19. yy modern tıp anlayışının gelişmesi ile  geçerliliğini yitiren bir teoridir.
Bu teoriye göre insan vücudunda Bile (ing.) adı verilen ve Türkçesi "Safra" veya "Huy" olarak açıklanan 4 ana madde yani Humor mevcuttur. Bunlar siyah (melan chole), sarı (chole), mavi (phlegma) ve kırmızı (sanguis) tir.
Bu 4 madde dengedeyken, insan sağlıklıdır ve herhangi birinin fazlası hastalığa yol açmaktadır. Esas önemli olan ise bu maddelerin mevsimden ve elementlerden etkilendiği ve belli organların işleyişinde rol oynadığıdır. Hatta Ayurveda'nın temelinde de bu inanış yatar. İngiliz şair ve dramatist Ben Jonson'un da (Shakespeare'ın ölümünden sonraki Jacobean döneminde) bu konuda çalışmaları olmuş.
Her ne kadar modern tıp bu düşünce akımını artık geçerli bulmasa da hepimiz mevsim geçişlerinin, çevremizdeki değişikliklerin bizleri çeşitli biçimlerde etkilediğini biliriz.
İşte bu değişimlerin güneş, ay, yıldız ve gezegenlerde de olduğunu ve insanların da bunlardan etkilendiğine inanıyorum. Belki Humorism'in felsefesindeki gibi vücut sıvılarımız değişiyor, belki de daha farklı çekimlere maruz kalıyoruz ama astrologlar bu senenin değişimler yılı olacağını, eskiden bildiğimiz tanıdığımız her şeyin şekil değiştirip yıkılacağını ve insanoğlu olarak istesek de istemesek de yenilikler ile karşı karşıya kalacağımızı söylemekte.
Dünyada oluşan siyasi değişiklikler (Libya, Mısır, Suriye) ve mevsimsel ve coğrafi yıkımlar (Japonya, ABD) bildiğimiz ve şu ana kadar tanıdığımız dünyanın yıkıldığını göstermiyor mu sanki? Ne felsefeciyim, ne siyaset bilimci ne de doğa bilimci. Tek yapabildiğim okumak ve düşünmeye çalışmak.
Sadece dünyada değil, değişimlerin kendi hayatımda da olduğu aşikar. Bu sene hayatımda bir sürü değişiklik yaptım ama her hükümetin devrilmesi, her deprem veya her başkaldırış gibi bir anda olmadı bu değişiklikler; yavaş yavaş oldu. Boşanma kararını verip harekete geçmem 3 (zor) yılımı aldı, çalıştığım iş yerinde müdür olmam 4 yıl (gerçi 1 yıldır müdürüm), kısmen de olsa bir ev sahibi oldum (gerçi maddi bir şeylere sahip olmak beni huzursuz ediyor), eski ve uzun süredir görüşmediğim ve bütün bu süreçler boyunca bana çok destek olan arkadaşlarımı buldum. Yani kısacası yeniden yapılandım.
Dün gece çok kötü bir kabusla uyandım, yalnızlıktan ve karanlıktan korkmamama rağmen zor kendime geldim. Rüyamda sel uyarısı vardı, oğlum yanımda değildi ve ben bir sürü olaydan sonra oğlumu buluyordum ve kocaman bir asansörün içindeydim. Asansör bir katta duruyordu ve buna bembeyaz (hortlak gibi) bir kadın ve kızı biniyordu. Kadından çok korktuğumu hatırlıyorum. Kadın tam kucağımdaki oğlumu almak için uzanırken nefes nefese uyandım. Bir hayli korkmuştum. 
Sakinleşmek için su içtim ve bir sigara yaktım. Mutfak penceremden dışarı bakarken artık gerçek anlamda değişime hazır olduğumu fark ettim. Kabusum sanki beni takip eden eski kötü anılarımdı ve ben artık çok yorulmuştum bunlardan kaçmaktan, arkama bakmayıp onlarla yüzleşmek yerine, küçük bir çocuğun gecenin karanlığında korktuğu zaman battaniyesinin altına kaçıp, hareketsiz bir biçimde korktuğu o gece canavarının gitmesini  beklemesi ve beklerken uyuya kalması gibi hareketsiz geçip gitmelerini bekliyordum.
Artık bıkmıştım...tüm tersliklerden, güvensizliklerden, kötü anılardan bıkmıştım! Artık gerçekten de kaçmayacağım. Olan oldu varsa geçmişe dair kalan ve savaşmam gereken bir şey; gelsin. Hazırım ben!
Kaldı ki, daha önce de dediğim gibi; değişimler aslında bir anda olmuyor. Kalıcı değişimler zaman içinde yavaş yavaş oluyor ve ben hayatımdaki en büyük değişiklikten, hayatımın aldığı şekilden, hayatımdaki insanlardan ve özellikle hissettiğim bir yeni duygudan dolayı çok mutluyum!

Bu arada oğlum da sünnet oldu. Beklediğim kadar zor olmadı ama arkadaşım konuyla ilgili "bir daha asla eskisi gibi olmayacak" demişti. Belki de ondaki değişim de havadaki değişim rüzgarının bir parçasıdır.

Bu şarkı da Changes diyince aklıma gelen ilk şarkı, konuyla tek alakası da budur:




Ve ustadan da daha anlamlı bir şarkı:



Gerçekten...dünyayı değiştirebilseydiniz, neyi değiştirirdiniz?


****
Not: Buraya yazıyorum; sen de yakında bir şeyleri değiştireceksin hayatında. Ben sana ve yaratıcılığına güveniyorum ve eminim ki muhteşem bir şeyleri başaracak, çok mutlu olacaksın. Ümit ederim ben de bu değişimlere ve bunların sana getireceği mutluluklara şahit olurum.

5 yorum:

  1. "things gonna change"

    http://www.youtube.com/watch?v=43yvS6bPZDs

    YanıtlaSil
  2. BB, things sure gonna change, and for the better too :)) Çok güzel yaaa!! KONSERRRRRR lazım....çocukları da götürmek lazım konsere :D

    YanıtlaSil
  3. konser deme ya bon jovi'yi kaçırdım, dünya gözüyle (kulağıyla) amy winehouse dinleyemeden o da göçtü gitti :(

    YanıtlaSil
  4. ya allah allah ya...yeni unutmuştum ya! Hatırlatılır mı insana kaçan konserler:))Aksine gelecek olanlar üzerine hayaller kurulur! (Mr. Big geliyor, hedefim o ama bakalım etüd'e de kayıt ettirecem oğlumu vs vs zor olacak gibi!)
    Amy huzur içinde yatsın!

    YanıtlaSil
  5. Mr.Big'i okuyunca aklıma ilk gelen Sex&The City'deki Mr.Big oldu :D

    YanıtlaSil