22 Haziran 2011 Çarşamba

Sigorta ve Güvence

Bir süredir oğlum için sigorta yaptırmayı düşünüyordum. Üniversiteye gittiği zaman onun için kullanabileceğim toplu bir para biriktirebileceğim bir sistem düşünüyordum. Evren'e bununla ilgili mesajımı çok güçlü bir biçimde göndermiş olmalıyım ki A sigorta acentesinin satış temsilcisi Bay T beni ziyaret etmeye karar verdi.
Çok ilginç bir görüşme oldu. Bay T sıcakta yılın ilk en sıcak gününde saatlerce yürümüşçesine terden sırılsıklam olmuş bir halde ofisime geldi. Benim odama gelmeden önce tuvalete gidip elini yüzünü yıkama terbiyesini bile göstermeden, sırılsıklam eli ile elimi sıktı. Konuya ne kadar genç göründüğümü falanca şirketin satın alma müdürünü daha yaşlı görmeyi beklediğini söyledi. Böylece o avcı ben av başladık garip bir yolculuğa.
Bay T bembeyaz bir A4 ve bir kalem çıkardı çantansından, benden ne istediğimi sordu ve benim açıklamamı dinledikten sonra aralarında devlet tahvil, tefe, tüfe, oran vs gibi bir sürü terimi içeren garip bir resim çizdi o kağıda.
O ana kadar sorun yoktu, sonra Bay T medeni halimi, oğlumun yaşını, maaşımı vs sordu. Aldığım paranın iyi olduğuna karar verdi ve çok mutlu olmam gerektiğini ama (tek gelirli hane olduğunu, oğlumu tek başıma yetiştirdiğimden aylık primimin düşük olmasını istediğimi söyledikten sonra) beni "çok sıkıntılı" gördüğünü söyledi (daha ilk görüşmemiz bu arada)! İşte bu noktada bekar anne olmanın bir sıkıntısını daha gördüm! Sanki hayatımda bir erkek olmadığı için ben mutlu değilmişim gibi davranması hiç hoşuma gitmedi. Gitti o "ne kadar gençsiniz, bu yaşta bu başarı" diyen adam, yerini önyargılı ve şövenist bir herif aldı!!! Konu bir anda mesleğim, gelirim, sigortanın ne şekilde bana en çok kâr ettireceğine değil; benim herşeye rağmen çok iyi yaşadığım ama buna rağmen çok "sıkıntılı" göründüğüme geldi!!!
Sıkıntıdan neyi kastettiğini ise çok merak ettim ama biraz daha üstüme gelseydi, ben ona sıkıntı yaşatmaya hazırdım.
Ofisin huzurunu bozmak istemediğim ve prensesliğime yakışacak bir davranış olmayacağından Bay T hadım edilmeden yoluna gitmiş oldu, sigorta hikayesi ise bir süre daha bekleyecek çünkü Bay T'nin düşüncesinin aksine; ben o çok rahat yaşıyorsunuz dediği hayatımı kurmak için tırnaklarımla mücadele ettim ve her bir kuruşu iyi hesaplamak zorundayım...
---
Bizim yaşımızdaki insanlara empoze edilenin aksine sadece yarını değil, bugünü de düşünerek yaşamak gerekiyor...30 yaş üstü arkadaşlarıma "korkmayın hepsi olur yeterki çalışmaya devam edelim" demek istiyorum!
---
ve yine müzik (tamam çok klasik ama kabul etmek gerek, çok da eğlenceli):

1 yorum:

  1. Ben de benzer bir durumu oğlum için kumbara hesabı açmaya gittiğim bankada yaşadım. Tabi ki o hesabı açtırmayı erteledim!

    YanıtlaSil